Ana içeriğe geç
Ana Sayfa/Blog/Gasp ve Tehdit Suçu
Ceza Hukuku22 Temmuz 2026· 15 dk okuma

Gasp (Yağma) ve Tehdit Suçu: Şikâyet, Ceza ve Dava Süreci (2026)

Gasp ve tehdit, günlük hayatta en sık karşılaşılan ancak hukuki nitelendirmesi en çok karıştırılan suçlar arasındadır. TCK 148-150 ve 106 kapsamındaki ceza miktarları, şikâyet-uzlaşma şartları ve 2025 yılında değişen cezalar bilinmeden atılan adımlar hem mağdur hem şüpheli için hak kaybına yol açar.

Yazan: Av. Mehmet Haşim Alan · Osmangazi / Bursa

Gasp (Yağma) Suçu Nedir? Unsurları ve Hırsızlıktan Farkı

Halk arasında "gasp" olarak bilinen yağma suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 148 ila 150. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TCK m.148 uyarınca yağma; bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilmesi ya da cebir kullanılması suretiyle, bir malın teslimine veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmasıdır.

Yağma suçunu hırsızlıktan ayıran tek ama belirleyici unsur, cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Hırsızlıkta mal, mağdurun haberi veya rızası olmadan gizlice alınırken, yağmada malın alınması sırasında fiziksel güç veya korkutma kullanılır. Bu nedenle yağma, uygulamada "cebirle işlenen hırsızlık" olarak da tanımlanır ve malvarlığına karşı suçlar arasında en ağır yaptırıma bağlanan suç tipidir; çünkü korunan hukuki değer yalnızca mülkiyet değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır.

Suçun konusu yalnızca taşınır (menkul) mallardır. TCK m.148/3 önemli bir cebir karinesi de içerir: mağdurun herhangi bir vasıtayla kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi (örneğin uyku ilacıyla etkisiz bırakılması) de yağma suçunda cebir sayılır. TCK m.148/2 ise "senedin yağması" adı verilen özel bir hali düzenler: cebir veya tehditle mağdurun kendisini borç altına sokacak bir senedi vermeye veya var olan bir senedi imhaya karşı koymamaya zorlanması da aynı cezaya tabidir.

Yasal Dayanak

TCK m.148Yağma suçunun temel hali ve senet yağması
TCK m.149Nitelikli yağma halleri
TCK m.150Alacak tahsili amaçlı yağma ve değer azlığı
TCK m.168Yağma suçunda etkin pişmanlık indirimi
TCK m.106Tehdit suçu ve nitelikli halleri
TCK m.107Şantaj suçu

Nitelikli Yağma Halleri ve Cezası (TCK m.149)

Yağma suçunun temel hali 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası gerektirirken, TCK m.149'da sayılan sekiz nitelikli halden birinin gerçekleşmesi durumunda ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapse çıkar. Bu haller: silahla işlenmesi, failin kendisini tanınmayacak hale koyması (maske, peruk gibi), birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, yol kesmek suretiyle ya da konut/işyerinde işlenmesi, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olması, var olan veya varsayılan bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılması, suç örgütüne yarar sağlama amacı ve gece vakti işlenmesidir.

Bu hallerden "silah" kavramı Yargıtay tarafından geniş yorumlanır; tabanca veya bıçak gibi klasik silahların yanı sıra tornavida, sopa hatta korkutma amacıyla kullanılan oyuncak tabanca dahi somut olayın koşullarına göre silah sayılabilmektedir. "Gece vakti" ise TCK m.6 uyarınca güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önceye kadar süren zaman dilimidir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, güneşin battığı saatten tam bir saat geçmeden işlenen bir eylemi gece vakti sayarak verilen mahkumiyeti bozmuştur (YCGK, 27.1.2009, E. 2008/6-203, K. 2009/3).

Birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi (örneğin gece vakti, silahla ve birden fazla kişiyle işlenen bir yağma), hakimin cezayı 10 yıllık alt sınırdan ayrılarak daha yüksek belirlemesine gerekçe oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yakın tarihli bir kararında, mağduru darp ederek parasını, telefonunu ve aracını alan sanığın eylemi nitelikli yağma olarak nitelendirilmiş ve bu tespit onanmıştır (YCGK, 4.2.2020, E. 2017/6-877, K. 2020/57).

TCK m.149/2 ayrıca, yağma sırasında mağdurun kasten yaralanması ve bu yaralamanın TCK m.87'deki neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerden birine girmesi durumunda, kasten yaralama suçundan da ayrıca ceza verileceğini düzenler. Bu nedenle mağdurun yüzünde kalıcı iz bırakan bir yağma failinin hem yağmadan hem kasten yaralamadan iki ayrı mahkumiyeti olabilir.

Alacak Tahsili Amaçlı Yağma ve Değer Azlığı (TCK m.150)

Uygulamada sıkça karşılaşılan ama az bilinen bir ayrım TCK m.150/1'de düzenlenmiştir: kişinin gerçek ve hukuki bir ilişkiye dayanan kendi alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, fail yağma suçundan değil, yalnızca tehdit veya kasten yaralama suçundan cezalandırılır. Bu hüküm, alacaklının borçludan kaba kuvvetle para tahsil etmeye çalıştığı ama gerçekten alacaklı olduğu durumlarda cezayı önemli ölçüde hafifletir.

Bu ayrımın uygulanabilmesi için alacağın meşru bir hukuki ilişkiden doğması ve failin kendi alacağı için hareket etmesi şarttır. Yargıtay, başkasının alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişinin bu indirimden yararlanamayacağını, doğrudan yağma hükümleri uyarınca cezalandırılması gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Alacağın varlığına ilişkin somut bir hukuki ilişki bulunmuyorsa (örneğin sadece "bana borçlusun" iddiası asılsızsa) TCK m.150/1 uygulanmaz ve eylem doğrudan yağma sayılır.

TCK m.150/2 ise farklı bir indirim öngörür: yağmaya konu malın değerinin azlığı nedeniyle hakim, verilecek cezayı üçte birden yarısına kadar indirebilir. Bu hüküm, örneğin küçük bir miktar parayı veya değersiz bir eşyayı gasp eden failin, büyük tutarlı bir yağma failiyle aynı ceza aralığında değerlendirilmesinin önüne geçmeyi amaçlar.

Ceza Hukuku Desteği

Gasp veya tehdit suçu nedeniyle mağdur ya da şüpheli misiniz?

Şikâyet dilekçesinden savunma stratejisine, izlenecek doğru yolu birlikte belirleyelim.

Durumumu WhatsApp'tan Sorun

Yağma Suçunda Şikâyet, Uzlaşma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

Yağma suçu şikâyete tabi bir suç değildir; Cumhuriyet savcılığı, suçu herhangi bir yolla öğrendiğinde resen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, davanın düşmesi sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde yağma, Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında da yer almaz; taraflar anlaşsa dahi kamu davası bu anlaşmadan etkilenmez.

Yağma suçunun dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Bu süre içinde suç savcılığa herhangi bir şekilde bildirilmelidir; aksi halde zamanaşımı dolduğunda soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Görevli mahkeme konusunda 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi belirleyicidir: kanunda öngörülen ceza üst sınırı 10 yıldan fazla olan suçlara Ağır Ceza Mahkemesi bakar. Yağmanın hem temel hem nitelikli hali bu eşiği aştığından, her iki durumda da yargılama Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılır. Failin suç tarihinde 18 yaşından küçük olması halinde ise görevli mahkeme Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'dir.

Yağma suçunda etkin pişmanlık (TCK m.168) uygulanabilir ancak indirim oranları diğer malvarlığı suçlarına (hırsızlık, dolandırıcılık gibi) kıyasla belirgin biçimde düşük tutulmuştur. Soruşturma aşamasında zararın tamamen giderilmesi halinde hırsızlık gibi suçlarda cezanın üçte ikisine kadarı indirilirken, yağmada bu oran yarısına kadardır. Kovuşturma aşamasında ise diğer suçlarda yarısına kadar indirim uygulanırken, yağmada bu oran üçte birine kadardır. Kısmi iade veya tazmin halinde etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için mağdurun açık rızası aranır; sessiz kalması veya şikâyetten vazgeçmesi rıza sayılmaz.

Tehdit Suçu Nedir? TCK m.106 ve 2025'te Değişen Cezalar

Tehdit suçu TCK m.106'da düzenlenmiştir ve korunan hukuki değer kişinin huzur ve sükûnudur. Suç, bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle korkutulmasıyla oluşur; söz, yazı, davranış, resim veya işaretle de işlenebilir. Tehdit edilen kötülük malvarlığına yönelikse (büyük bir zarara uğratma) veya "sair bir kötülük" niteliğindeyse, suç daha hafif bir yaptırıma bağlanmıştır.

Kritik Güncelleme: 7550 Sayılı Kanun (10. Yargı Paketi)

04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle TCK m.106'da iki önemli değişiklik yapılmıştır: nitelikli tehdidin (silahla, kimlik gizleyerek, birden fazla kişiyle veya örgüt korkutuculuğundan yararlanarak işlenmesi) cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapisten, 2 yıldan 7 yıla kadar hapse çıkarılmış, malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehditte de alt sınır 1 aydan 2 aya yükseltilmiştir. Bu değişikliğe rağmen bazı hukuk sitelerinde hâlâ eski ceza aralığı (2-5 yıl) yer almaktadır; güncel dava ve savunma stratejisi bu değişiklik dikkate alınarak kurulmalıdır.

Basit tehditte (TCK m.106/1 birinci cümle) ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir; bu suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz (7406 sayılı Kanun m.6, 12.05.2022). Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehditte (ikinci cümle) ceza, güncel haliyle 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır ve mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Tehdit suçu yalnızca gerçek kişilere karşı işlenebilir; tüzel kişiler (şirket, dernek gibi) tehdit suçunun mağduru olamaz, çünkü korunan değer kişinin manevi huzurudur. "Bu şirketi batıracağım" şeklindeki bir ifade doğrudan tehdit suçu oluşturmaz; ancak şirket yetkilisine veya çalışanına yönelik dolaylı bir tehdit niteliği taşıyorsa değerlendirme değişebilir.

Basit/Nitelikli Tehdit Ayrımı ve Şikâyet-Uzlaşma Şartları

Tehdit suçunda şikâyet ve uzlaşma rejimi, tehdidin hangi değere yöneldiğine göre üçe ayrılır. Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik basit tehdit (TCK m.106/1 birinci cümle) şikâyete bağlı değildir; savcılık resen soruşturma açar. Ancak CMK m.253 uyarınca bu hal uzlaştırma kapsamındadır; dosya iddianame düzenlenmeden önce mutlaka uzlaştırma bürosuna gönderilmelidir. Yargıtay, bu usul kuralının atlanmasına izin vermemekte, uzlaştırma önerisi sunulmadan verilen mahkumiyet kararlarını bozmaktadır.

Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit (ikinci cümle) hem şikâyete bağlıdır hem uzlaşma kapsamındadır. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmazsa, failin cezalandırılması mümkün olmaz. Buna karşılık nitelikli tehdit (TCK m.106/2) ve kadına karşı işlenen tehdit, hem şikâyete tabi değildir hem uzlaşma kapsamı dışındadır; bu hallerde savcılık resen harekete geçer ve taraflar arasında uzlaşma sağlansa bile kamu davası etkilenmez.

Sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen tehditte ise 7243 sayılı Kanun m.28 uyarınca ceza yarı oranında artırılır ve hükmedilen hapis cezası ertelenemez; bu düzenleme son yıllarda artan sağlık çalışanına yönelik şiddet olayları nedeniyle getirilmiştir.

Telefon, Mesaj ve Sosyal Medya Yoluyla Tehdit

Tehdit suçunun telefonla, kısa mesajla veya WhatsApp/Instagram gibi sosyal medya araçlarıyla işlenmesi ile yüz yüze işlenmesi arasında hukuken hiçbir fark yoktur; her iki durum da aynı şekilde cezalandırılır. Gizli numaradan yapılan aramalarda dahi, failin GSM operatörü kayıtları veya IP adresi üzerinden tespiti mümkün olabilir.

Dijital yolla gelen bir tehditle karşılaşan kişinin ilk yapması gereken, mesajın ekran görüntüsünü almak ve mümkünse mesajın bulunduğu cihazı veya hesabı silmeden saklamaktır. Bu görüntüler tek başına delil teşkil edebilir; ancak sanık içeriği kabul etmezse mahkeme, mesajın gerçekten o hattan veya hesaptan gönderildiğini teyit etmek amacıyla adli bilişim incelemesi talep edebilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken kritik bir usul kuralı vardır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre, hakim kararı veya yazılı emir bulunmaksızın karşı tarafın telefonundaki WhatsApp mesajlarının incelenip tutanağa bağlanması hukuka aykırı delil niteliğindedir ve mahkumiyete esas alınamaz.

Bu nedenle şikâyetçinin kendi telefonuna gelen mesajın ekran görüntüsünü sunması sorun teşkil etmezken, karşı tarafın cihazına usulsüz şekilde erişilerek elde edilen kayıtlar delil değeri taşımaz. Dijital delillerin toplanma biçimi, tehdit davalarının seyrini doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biridir.

Şantaj Suçu (TCK m.107) ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark

Şantaj ve tehdit suçları uygulamada sıkça karıştırılır; ancak aralarında yapısal bir fark vardır. Tehdit suçunda fail, gelecekte gerçekleştireceği bir kötülükle (öldürme, yaralama, malvarlığı zararı gibi) doğrudan korkutma yoluyla mağduru etkiler. Şantajda ise fail, TCK m.107 uyarınca "hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle" mağduru kanuna aykırı ya da yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlar veya haksız çıkar sağlar.

Örneğin, bir alacaklının "borcunu ödemezsen seni herkese rezil ederim" demesi değil, doğrudan "borcunu ödemezsen dava açarım" demesi hakkını kullanma niteliğinde olduğundan tehdit veya şantaj oluşturmaz; ancak fail bu hakkı kötüye kullanarak mağduru haksız bir çıkara zorlarsa şantaj gündeme gelebilir. Şantaj suçunun cezası, her iki fıkrası için de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır; tehditten farklı olarak hem hapis hem adli para cezası birlikte uygulanır.

Pratikte ayrım şu şekilde yapılır: fail mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek bir hususu açıklamakla tehdit ederek haksız yarar sağlamaya çalışıyorsa (örneğin özel bir fotoğrafı ifşa etmekle tehdit ederek para istemek), bu TCK m.107/2 kapsamında şantajdır. Buna karşılık fail doğrudan mağdurun veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırıdan bahsediyorsa, eylem tehdit suçunu oluşturur.

Bursa'da Gasp ve Tehdit Davaları: Mağdur Hakları ve Görevli Mahkeme

Gasp ve tehdit suçlarının mağduru, ceza yargılamasının yanı sıra hukuki yollara da başvurabilir. Mağdur, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyet dilekçesi vererek suç duyurusunda bulunabilir; kovuşturma aşamasında ise ceza davasına katılan (müdahil) sıfatıyla katılabilir. Uğradığı maddi zarar (gasp edilen malın değeri, tedavi giderleri) ve manevi zarar için de ayrı bir hukuk davasıyla tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır; bu tazminat davası ceza davasından bağımsız olarak açılabilir.

Görevli mahkeme bakımından iki suç farklı rejime tabidir. Yağma (gasp) davaları, kanunda öngörülen ceza üst sınırı 10 yıldan fazla olduğundan Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülür; Bursa'da bu davalara Bursa Ağır Ceza Mahkemeleri bakmaktadır. Tehdit suçu ise basit veya nitelikli hali fark etmeksizin Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girer. Failin suç tarihinde 18 yaşından küçük olması halinde, her iki suç türü için de görevli mahkeme Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ya da Çocuk Mahkemesi'dir.

Osmangazi merkezli büromuz, gasp ve tehdit suçlarının her aşamasında -şikâyet dilekçesinin hazırlanmasından savunma stratejisine, tazminat davasından ceza davasına katılma sürecine kadar- güncel Yargıtay içtihatlarını takip ederek hukuki destek sunmaktadır.

Gasp ve Tehdit Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Gasp suçunun cezası kaç yıldır?+
Gasp suçunun (yağma) temel hali TCK m.148 uyarınca 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Silahla, birden fazla kişiyle, gece vakti veya yol keserek işlenmesi gibi nitelikli hallerde (TCK m.149) ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapis olarak belirlenir.
Yağma suçu şikâyete tabi midir?+
Hayır. Yağma suçu şikâyete bağlı bir suç değildir; savcılık tarafından resen soruşturulur. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davanın düşmesine yol açmaz. Suç ayrıca uzlaştırma kapsamında da değildir. Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
Tehdit suçunda uzlaşma nasıl işler?+
Tehdidin hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel hali (TCK m.106/1 birinci cümle) CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır; dosya iddianame düzenlenmeden önce uzlaştırma bürosuna gönderilir. Malvarlığına yönelik tehdit de hem şikâyete bağlıdır hem uzlaşmaya tabidir. Buna karşılık nitelikli tehdit (TCK m.106/2) uzlaşma kapsamı dışındadır.
2025'teki değişiklikle tehdit suçunun cezası ne oldu?+
7550 sayılı Kanun'un (10. Yargı Paketi) 11. maddesiyle 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle nitelikli tehdidin (TCK m.106/2) cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapisten, 2 yıldan 7 yıla kadar hapse çıkarılmıştır. Aynı değişiklikle malvarlığına yönelik tehditte (TCK m.106/1 ikinci cümle) alt sınır da 1 aydan 2 aya yükseltilmiştir.
Sosyal medyadan veya WhatsApp'tan gelen tehdit mesajı nasıl ispatlanır?+
Mesajın ekran görüntüsü alınmalı, mümkünse mesajın geldiği telefon veya hesap saklanmalıdır. Telefonla veya mesajla işlenen tehdit, yüz yüze işlenen tehditle aynı şekilde cezalandırılır. Ekran görüntüleri tek başına delil olabilirse de, sanık içeriği inkâr ederse mahkeme adli bilişim incelemesiyle mesajın gönderildiği hat veya hesabın tespitini isteyebilir.
Şantaj suçu ile tehdit suçu arasındaki fark nedir?+
Tehditte fail, gelecekte gerçekleştireceği bir kötülükle mağduru korkutur. Şantajda (TCK m.107) ise fail, yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle mağduru kanuna aykırı bir şeye zorlar veya kendisine haksız çıkar sağlar; failin bu konuda bir 'hakkı' bulunması şantajı tehditten ayıran temel unsurdur.
Bursa'da gasp ve tehdit davalarına hangi mahkeme bakar?+
Yağma (gasp) suçları, kanunda öngörülen ceza üst sınırı 10 yıldan fazla olduğundan 5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevine girer; failin 18 yaşından küçük olması halinde Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir. Tehdit suçunda ise görevli mahkeme, suçun basit veya nitelikli hali fark etmeksizin Asliye Ceza Mahkemesi'dir.

İlgili Hizmetler

İlgili Blog Yazıları

Ücretsiz İlk Görüşme

Gasp ve Tehdit Davalarında Uzman Desteği Alın

Şikâyet ve uzlaşma şartlarının doğru yönetilmemesi, dava sürecinde telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Av. Mehmet Haşim Alan, Osmangazi merkezli çalışmasıyla gasp ve tehdit davalarının her aşamasında yanınızda.

Gülbahçe Mah. Dr. Sadık Ahmet Cad. No:17-19 D:52, Osmangazi / Bursa

AraWhatsApp