Ana içeriğe geç
Av. M. Haşim AlanHukuk Bürosu
Ana Sayfa/Blog/Ağır Ceza Davaları: Avukatlık Ücreti ve Savunma Stratejisi
Ceza Hukuku3 Temmuz 2026· 19 dk okuma

Ağır Ceza Davaları: Avukatlık Ücreti ve Savunma Stratejisi

Ağır ceza davaları, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren en ciddi suçları kapsar. Bu yazıda ağır ceza mahkemesinin görev alanı, tutuklama ve tutuklamaya itiraz süreci, suç tipine göre savunma stratejileri, 2026 güncel avukatlık ücret tarifesi ve Bursa'daki dava süreci ayrıntılı olarak anlatılıyor.

Yazan: Av. M. Haşim Alan · Osmangazi / Bursa

Ağır Ceza Mahkemesi Hangi Suçlara Bakar? Görev Alanı

Ağır ceza mahkemesinin görev alanı 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenir. Bu madde üç ayrı kritere dayanır: kanunda özel olarak sayılan katalog suçlar, belirli TCK bölümlerinde tanımlanan devlet güvenliğine karşı suçlar ve ceza üst sınırı 10 yıldan fazla olan tüm suçlar. Mahkemelerin görevi belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler değil, kanunda yazılı cezanın üst sınırı esas alınır.

Katalog suçlar özel kanun aksini belirtmedikçe her zaman ağır ceza mahkemesinde görülür. Bu suçların cezası 10 yılın altında kalsa dahi görev ağır ceza mahkemesine aittir. Buna karşılık katalogda yer almayan bir suçun ağır ceza mahkemesinde görülebilmesi için üst sınırının 10 yılı aşması gerekir.

Yağma (Gasp)

TCK m.148-149

Kasten Öldürme

TCK m.81-82

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama

TCK m.87/4

Taksirle Öldürme

TCK m.85/2

İrtikap

TCK m.250/1-2

Zimmet

TCK m.247

Rüşvet

TCK m.252

Resmi Belgede Sahtecilik

TCK m.204/2

Nitelikli Dolandırıcılık

TCK m.158

Hileli İflas

TCK m.161

Bu katalog dışında, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren tüm suçlar da ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Uyuşturucu madde imal veya ticareti suçu (TCK m.188) ve parada sahtecilik suçu (TCK m.197/1) bu kapsamda sıkça karşılaşılan örneklerdir. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya karşı işlenen suçlar da ağır ceza mahkemesinde görülür.

Sanık 18 yaşından küçükse görev çocuk ağır ceza mahkemesine geçer. Ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi, kurulduğu il veya ilçe sınırlarıyla bağlı kalmayabilir; Adalet Bakanlığı'nın önerisiyle birden fazla adliye çevresindeki davalara bakabilir. Örneğin bir ilçedeki ağır ceza mahkemesi, komşu ilçelerde işlenen ağır cezalık suçları da kapsayabilir.

Asliye ceza mahkemesi ile ağır ceza mahkemesi arasındaki temel fark, öngörülen cezanın üst sınırıdır. On yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlara asliye ceza mahkemesi tek hakimle bakar; on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda görev ağır ceza mahkemesine geçer. Bir dava sırasında delillerin değerlendirilmesi sonucunda suçun niteliğinin değiştiği ve ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği anlaşılırsa, asliye ceza mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderir.

Ağır Ceza Mahkemesinin Yapısı ve Soruşturma Aşamasındaki Yetkileri

Ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üye hakimden oluşan bir heyet halinde çalışır. Asliye ceza ve sulh ceza mahkemelerinden farklı olarak tek hakimle değil, üç hakimin oy birliğiyle veya oy çokluğuyla verdiği kararlarla karar verilir. Duruşmalarda savcının hazır bulunması zorunludur; heyet ve savcı olmadan duruşma açılamaz.

Ağır ceza mahkemelerinin asıl görevi kovuşturma aşamasıyla ilgilidir, ancak kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen bazı soruşturma tedbirlerinde de karar verme yetkisine sahiptir. İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik araçlarla izleme ve taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma kararları ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle verilir.

Bu tedbirlere karşı yapılan itirazların da oy birliğiyle karara bağlanması gerekir. Ağır ceza mahkemesi, Cumhuriyet savcılıkları arasındaki yetki uyuşmazlıklarını çözme görevini de üstlenir. Bu geniş yetki alanı, ağır ceza dosyalarının teknik ve usul açısından hassas bir süreç izlemesini gerektirir.

Duruşmada Neler Olur? Sanığın ve Mağdurun Hakları

Ağır ceza duruşması, iddianamenin okunmasıyla başlar. Sanığın kimlik tespiti yapıldıktan sonra iddianamedeki suçlama sanığa anlatılır ve savunması sorulur. Sanık bu aşamada susma hakkını kullanabilir; susması aleyhine yorumlanamaz. Ardından mağdur veya şikayetçi dinlenir, tanıklar çağrılır ve toplanan deliller heyet önünde tartışılır.

Sanığın duruşmada temel hakları arasında müdafii ile birlikte hazır bulunma, tanıklara ve bilirkişilere soru sorma, kendi lehine tanık dinletme ve son sözünü söyleme hakkı yer alır. Mahkeme, hükmünü kurmadan önce mutlaka sanığa son sözünü sorar; bu aşama atlanırsa karar bozma nedeni oluşturur.

Mağdur veya suçtan zarar görenler de davaya katılan sıfatıyla dahil olabilir. Katılma talebi kabul edilirse, katılan avukatı aracılığıyla delil sunabilir, tanıklara soru yöneltebilir ve talep halinde tazminat isteyebilir. Duruşmalar kural olarak alenidir, yani herkese açıktır; ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde mahkeme duruşmanın kapalı yapılmasına karar verebilir. Özellikle cinsel suçlarda mağdurun kimliğinin korunması amacıyla bu yola sıkça başvurulur.

Ağır Ceza Davasında Tutuklama Şartları ve Tutukluluk Süresi

Tutuklama, CMK m.100 uyarınca kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma ya da delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin varlığı halinde uygulanan bir koruma tedbiridir. Bazı katalog suçlarda (kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti gibi) kanun, tutuklama nedeninin varsayıldığı bir düzenleme öngörür; ancak bu varsayım kesin olmayıp aksi ispatlanabilir.

Tutuklama zorunlu değil, ihtiyaridir. CMK m.100'deki şartlar oluşsa dahi hakim tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine karar verebilir. Ölçülülük ilkesi burada belirleyicidir: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçüsüz bir tutuklama uygulanamaz.

Soruşturma aşamasında tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda 6 ay, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda 1 yıldır. Terörle mücadele kanunu kapsamındaki suçlar ile toplu işlenen suçlarda bu süre 1 yıl 6 aya kadar, gerekirse ek 6 aylık bir uzama ile toplam 2 yıla kadar çıkabilir.

Kritik Uyarı

Susma hakkı evrensel bir haktır ve ifade öncesinde şüpheliye hatırlatılmalıdır. Şüpheli kendi belirlediği bir avukattan yardım talep edebilir; imkânı yoksa baro tarafından zorunlu müdafi atanır.

Tutuklamaya İtiraz Nasıl Yapılır?

Tutuklama kararına karşı ilk hak sahibi şüpheli veya sanıktır. Bunun yanında müdafii, yasal temsilcisi ve eşi de bağımsız olarak itiraz hakkına sahiptir. İtiraz, kararı veren mahkemeye hitaben yazılan bir dilekçeyle yapılır.

1

İtiraz Dilekçesini Hazırlayın

Dilekçede tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delil karartma) somut olarak neden gerçekleşmediği, sanığın sosyal ve ekonomik bağları, sabıkasızlığı ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı gerekçeleriyle anlatılır.

2

Kararı Veren Mahkemeye Sunun

İtiraz, tutuklama kararını veren mahkemeye verilir. Mahkeme 3 gün içinde kendi kararını değiştirmezse dosyayı itirazı incelemeye yetkili merciye gönderir.

3

İtirazı İnceleyen Merci Kararını Verir

Numara olarak izleyen ağır ceza dairesi ya da tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi itirazı inceler. Bu inceleme sonunda tutukluluğun devamına veya tahliyeye karar verilir.

4

Adli Kontrole Çevrilmesi Talep Edilebilir

İtiraz dilekçesinde, tutuklama yerine maddi veya şahsi güvence karşılığında adli kontrol uygulanması alternatif olarak talep edilebilir. Bu talep, ölçülülük ilkesine vurgu yapılarak güçlendirilir.

Ağır ceza mahkemesi kararlarına itiraz süresi, hükmün gerekçesiyle tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 haftadır. Ağır ceza mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı da itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

Ağır ceza davasında savunma desteğine mi ihtiyacınız var?

Osmangazi / Bursa'dan Av. M. Haşim Alan ile WhatsApp üzerinden ücretsiz ön değerlendirme.

WhatsApp'tan Yaz

İfade ve Sorgu Aşamasında Haklarınız

Ağır ceza davalarının kaderi çoğu zaman ilk ifade aşamasında belirlenir. Gözaltına alınan veya karakola çağrılan bir kişinin susma hakkı vardır ve bu hak ifade öncesinde kendisine hatırlatılmalıdır. Susma hakkını kullanmak aleyhe bir delil olarak değerlendirilemez; buna rağmen uygulamada avukatsız verilen ifadelerin sonradan savunmayı zayıflattığı sıkça görülür.

Şüpheli, ifade veya sorgusundan önce bir avukattan yardım talep etme hakkına sahiptir. Kendi belirlediği bir avukat yoksa, kolluk veya savcılık bu durumu şüpheliye bildirmek ve baro aracılığıyla bir avukat görevlendirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Avukatla görüşme hakkı kısıtlanmadan yapılmayan bir ifade, sonradan hukuka aykırı delil tartışmasına konu olabilir.

Lehine delillerin toplanmasını isteme hakkı da şüpheliye tanınmıştır. İfade sırasında kişi, kendisi hakkındaki iddiaları çürütecek tanık, kamera kaydı veya belge gibi delillerin toplanmasını talep edebilir. Bu talebin ifade tutanağına açıkça geçirilmesi, ileride savunmanın dayanacağı en güçlü noktalardan biri haline gelir. Ağır ceza dosyalarında ilk 24-48 saat içinde alınacak hukuki destek, sürecin tamamını doğrudan etkiler.

Ağır Ceza Davasında Genel Savunma Stratejileri

Savunma stratejisi, dosyanın delil yapısına, suçun türüne ve sanığın somut durumuna göre şekillenir. Etkili bir savunma, ihbar veya şikayetin öğrenilmesinden hemen sonra başlar; müdafii dosyayı inceler, delilleri değerlendirir ve olası senaryolara göre bir plan oluşturur.

Savunma stratejisinin başarı ölçütü, müvekkilin ceza almaması değildir. Avukattan beklenen, davayı soyutlanmış biçimde değil, müvekkilin somut durumuna en uygun şekilde sunmasıdır. Bu nedenle savunma planı hazırlanırken olayın detaylı analizi, hukuki mevzuatın incelenmesi ve psikolojik-sosyal faktörlerin değerlendirilmesi bir arada yürütülür.

Delil Yetersizliği

Suçun işlendiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması halinde bu yönteme dayanılarak beraat talep edilir.

Hukuka Aykırı Delil

Usulsüz arama, hukuka aykırı dinleme veya rıza dışı alınan ifadeyle elde edilen deliller mahkemeden çıkarılması talep edilerek etkisizleştirilir.

Meşru Müdafaa

Sanığın kendisini veya başkasını korumak amacıyla hareket ettiği kanıtlanırsa ceza sorumluluğu ortadan kalkabilir.

Haksız Tahrik

Mağdurun ağır bir haksız fiiliyle sanığı kışkırttığı ispatlanırsa TCK m.29 uyarınca ceza önemli ölçüde indirilir.

Suça İştirak Etmediğini İspat

Birden fazla failli dosyalarda sanığın eylemle bağlantısının bulunmadığını gösteren tanık beyanı ve teknik delil sunulur.

Etkin Pişmanlık

Kanunda öngörülen suçlarda zararın giderilmesi veya yetkililere bilgi verilmesi karşılığında ceza indirimi sağlanır.

Suç Tipine Göre Savunma Stratejileri

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren her suç tipi kendi teknik detaylarını barındırır. Aşağıdaki tabloda en sık karşılaşılan suç türleri ve bu suçlarda öne çıkan savunma odak noktaları özetlenmiştir.

Suç TipiSavunmada Öne Çıkan Noktalar
Kasten öldürmeMeşru müdafaa, haksız tahrik, kastın taammüden mi ani mi olduğunun ayrımı, delil yetersizliği
Taksirle öldürmeKusur oranının düşük olduğunun ispatı, Adli Tıp raporları, olayın kaçınılmazlığı
Uyuşturucu madde ticaretiKişisel kullanım amacının ispatı, yakalama/arama sürecindeki usul hataları, örgütlü işlenmediğinin gösterilmesi
Nitelikli dolandırıcılıkHile kastının bulunmadığının ispatı, işlemin yasal bir anlaşmaya dayandığının gösterilmesi, banka/muhasebe kayıtları
Rüşvet / irtikapİddianın delillerle desteklenip desteklenmediği, ses kaydı ve tanık beyanlarının çelişkisi, yasal işlem savunması
ZimmetKamu görevlisi sıfatının değerlendirilmesi, kastın bulunmadığının ispatı, muhasebe hatası savunması
Yağma (gasp)Zorla alma kastının bulunmadığının ispatı, tanık ifadelerinin çelişkisi, güvenlik kamerası kayıtları
Resmi belgede sahtecilikBelgeyi bilerek düzenlemediğinin ispatı, belgenin hukuken geçerli olduğunun gösterilmesi

Savunma dilekçesi hazırlanırken suçun unsurları, sanığın beyanı, dosyadaki deliller ve hukuki dayanaklar açıkça belirtilmelidir. Hukuka aykırılıklar, usul hataları ve eksik incelemeler dilekçede vurgulanarak mahkemenin dikkatine sunulur. Ağır ceza mahkemesinde delillerin gösterilmesi, hukuk yargılamasındaki gibi katı kurallara bağlı değildir; bu durum savunma açısından esneklik sağlar.

Delil yetersizliği savunması özellikle önemlidir: suçun işlendiğine dair kesin delil bulunmaması halinde mahkeme beraat kararı verebilir. Ancak bu savunmanın etkili olması için sadece "delil yok" demek yeterli değildir; dosyadaki her delilin neden yetersiz veya çelişkili olduğu somut biçimde ortaya konmalıdır.

Kasten öldürme dosyalarında savunmanın odak noktası genellikle kastın niteliğidir. Failin eylemi tasarlayarak mı yoksa ani bir öfkeyle mi gerçekleştirdiği, doğrudan kast mı yoksa olası kast mı bulunduğu ceza miktarını doğrudan etkiler. Bu ayrımın doğru yapılması için olay yeri incelemesi, otopsi raporu ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir; taksirle öldürme ile kasten öldürme arasındaki sınır çoğu zaman bu delillerin yorumlanma biçimine bağlıdır.

Uyuşturucu suçlarında ise kullanma/bulundurma ile ticaret suçu arasındaki ayrım belirleyicidir. Ele geçirilen madde miktarı, saklama şekli, hassas terazi veya paketleme malzemesi gibi ek unsurların bulunup bulunmadığı, failin bu maddeyi satmak amacıyla mı yoksa kişisel kullanım için mi bulundurduğunu gösterir. Miktarın kullanım sınırını aşması tek başına ticaret kastını ispatlamaz; savunma bu noktada Yargıtay'ın "kullanım sınırı" kriterlerine dayanarak itiraz edebilir.

Ağır Ceza Davasında Delil Toplama ve Bilirkişi İncelemesi

Ağır ceza dosyalarında delil türleri suçun niteliğine göre çeşitlenir. Kasten öldürme ve yaralama dosyalarında otopsi raporu, olay yeri inceleme tutanağı ve balistik inceleme belirleyici rol oynar. Nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve zimmet gibi ekonomik suçlarda ise banka kayıtları, HTS dökümü ve muhasebe belgeleri dosyanın omurgasını oluşturur.

Bilirkişi incelemesi, teknik bilgi gerektiren konularda mahkemenin başvurduğu temel araçtır. Adli Tıp Kurumu raporları özellikle ehliyet, kusur oranı ve ölüm nedeni gibi konularda kararı doğrudan etkiler. Savunma tarafı, bilirkişi raporuna karşı itiraz edebilir, ek rapor talep edebilir veya farklı bir bilirkişi heyetinden görüş alınmasını isteyebilir.

Dijital deliller de ağır ceza dosyalarında giderek daha belirleyici hale gelmiştir. Telefon HTS kayıtları, baz istasyonu verileri, kamera görüntüleri ve mesajlaşma uygulaması kayıtları hem iddia hem savunma tarafından sıklıkla kullanılır. Bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğinin denetlenmesi, savunmanın en kritik görevlerinden biridir; usulsüz elde edilen bir delil, dosyadan tamamen çıkarılmasını gerektirebilir.

Ağır Ceza Avukatlık Ücreti 2026: AAÜT Tarifesi

Türkiye Barolar Birliği'nin 4 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımladığı güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu ücretlerde ortalama yüzde 36,15 oranında artış yapılmıştır. Bu tarifeye göre ceza mahkemelerinde takip edilen davalarda mahkeme türüne bağlı asgari maktu ücretler belirlenir.

Mahkeme / Aşama2026 Asgari Ücret
Ceza Soruşturma Evresi (ifade katılımı vb.)11.000 TL
Sulh Ceza Hakimlikleri (sorgu/itiraz)18.000 TL
Asliye Ceza / Çocuk Mahkemeleri45.000 TL
Ağır Ceza / Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri65.000 TL

Bu tutarlar müdafilik (sanığın savunulması) ile vekillik (mağdur/katılanın temsili) ayrımı gözetmeksizin maktu olarak belirlenir ve soruşturma aşamasından hükmün kesinleşmesine kadar geçen sürecin asgari karşılığıdır. Rakamlar asgari sınır niteliğindedir; taraflar bu tutarın üzerinde serbestçe anlaşabilir, ancak asgari tutarın altına inilemez.

Ücreti belirleyen temel faktörler arasında dosyanın karmaşıklığı, sanık sayısı, toplanacak delil miktarı, duruşma sayısı ve istinaf/temyiz aşamasına gidilip gidilmeyeceği yer alır. Asliye ceza mahkemesinde görülen bir dava, ağır ceza mahkemesine kıyasla genellikle daha hızlı sonuçlanır; bu nedenle avukatın harcayacağı emek ve süre de ücrete yansır.

Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık lehine, Hazine aleyhine maktu bir vekalet ücretine hükmedilir. Bu ücret, beraat kararının verildiği yer savcılığına başvurularak talep edilir. Katılan lehine hükmedilen vekalet ücreti ise mahkumiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunda sanığa yükletilir.

Ağır Ceza Davasında İtiraz, İstinaf ve Temyiz Süreci

Davayı sonuçlandırmayan ara kararlara — tutuklama, yakalama, el koyma, tutukluluğun devamı gibi — karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir. İtiraz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. İtirazı inceleyen merci, o yerde birden fazla ağır ceza dairesi varsa numara olarak izleyen daire; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesidir.

Davayı sonuçlandıran, yani hüküm niteliğindeki kararlara karşı istinaf yoluna başvurulur. İstinaf, hem maddi olay hem hukuki yön bakımından üst dereceli bölge adliye mahkemesince denetlenmesini sağlar. 15 yıl ve daha fazla hapis cezaları istinaf mahkemesi tarafından kendiliğinden temyiz incelemesine tabi tutulur; bu durumda sanığın temyiz başvurusu yapmasına gerek kalmaz.

İstinaf yoluna başvurma hakkının bazı istisnaları vardır. 15.000 TL veya daha az adli para cezasına ilişkin hükümler istinafa taşınamaz. Üst sınırı yaklaşık 500 gün adli para cezasını geçmeyen suçlarda verilen beraat kararları da kesindir. Temyiz başvurusu, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır; bu süre kaçırıldığında karar kesinleşir.

Ağır Ceza Davası Ne Kadar Sürer? Yargılama Aşamaları

Ağır ceza yargılaması, delil yoğunluğu ve heyet halinde karar verilmesi nedeniyle asliye ceza davalarına göre daha uzun sürer. Sürecin toplam uzunluğu; soruşturma, kovuşturma, istinaf ve gerektiğinde temyiz aşamalarının toplamından oluşur.

AşamaOrtalama Süre
Soruşturma (savcılık)3 - 12 ay
İlk derece yargılama (ağır ceza mahkemesi)1 - 2,5 yıl
İstinaf (bölge adliye mahkemesi)6 - 18 ay
Temyiz (Yargıtay, gerekiyorsa)1 - 2 yıl

Dosyanın karmaşıklığı süreyi doğrudan etkiler. Sanık sayısının fazla olduğu, bilirkişi incelemesi gerektiren veya yurt dışı bağlantılı deliller içeren dosyalarda soruşturma aşaması tek başına bir yılı aşabilir. Buna karşılık delil durumu net olan ve sanığın tek kişi olduğu dosyalarda ilk derece yargılaması bir yıl içinde sonuçlanabilir.

15 yıl ve üzeri hapis cezası içeren kararlar istinaf aşamasından sonra kendiliğinden Yargıtay denetimine gönderildiğinden, bu dosyalarda toplam süreç 3 ila 5 yıla kadar uzayabilir. Tutuklu yargılanan sanıklar için sürecin hızlandırılması özellikle önemlidir; bu nedenle duruşmaların takibi ve gerektiğinde tahliye taleplerinin zamanında yapılması sürecin seyrini değiştirebilir.

Ağır Ceza Davasında Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi

Etkin pişmanlık, kanunda özel olarak öngörüldüğü suçlarda failin zararı gidermesi veya yetkilileri bilgilendirmesi karşılığında önemli oranda ceza indirimi sağlayan bir kurumdur. Rüşvet, zimmet ve uyuşturucu ticareti gibi ağır ceza mahkemesinin görevine giren pek çok suçta etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

İndirim oranı, pişmanlığın hangi aşamada gösterildiğine göre değişir. Soruşturma aşamasında gösterilen pişmanlık genellikle kovuşturma aşamasında gösterilene kıyasla daha yüksek bir indirim sağlar. Bu nedenle etkin pişmanlık stratejisinin erken aşamada, dosya henüz iddianameye dönüşmeden değerlendirilmesi önemlidir.

Erteleme kararı da sanık lehine sonuç doğurabilecek bir başka mekanizmadır. Sanığın sabıkasız olması, cezanın belirli bir sınırın altında kalması ve mahkemenin tekrar suç işlemeyeceğine kanaat getirmesi halinde ceza infazının ertelenmesi mümkündür. Ağır ceza davalarında bu kararlar suçun ağırlığı nedeniyle daha sıkı değerlendirilir.

Zorunlu Müdafi ve Adli Yardım Hakkı

Ağır hapis cezası gerektiren suçlarda CMK gereği sanığa mutlaka bir müdafi bulunması zorunludur. Sanık kendi imkanlarıyla bir avukat tutmamışsa, savcılık veya mahkeme baro aracılığıyla resen bir zorunlu müdafi görevlendirir. Bu durum, ağır ceza mahkemesinde hiçbir sanığın avukatsız yargılanmayacağı anlamına gelir.

Zorunlu müdafi ataması yalnızca sanıklar için değil, bazı hallerde mağdur ve şikayetçiler için de söz konusu olabilir. Ödeme gücü bulunmayan mağdurlar da baroların adli yardım büroları aracılığıyla ücretsiz avukat desteği talep edebilir. Bu talep, muhtardan alınan fakirlik belgesi ve ikametgah belgesi gibi belgelerle birlikte ilgili baroya yapılır.

Adli yardım talebi, mahkeme veya baro tarafından değerlendirilerek kabul ya da reddedilir. Ret kararına karşı tebliğinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edilebilir. Sanığın zorunlu müdafi ile temsil edilmesi, ücretsiz olsa dahi savunmanın niteliğini düşürmez; zorunlu müdafiler de tıpkı seçilmiş avukatlar gibi tam yetkiyle savunma yapar ve mahkemede sanığın haklarını korur.

Bursa Osmangazi'de Ağır Ceza Davası Süreci

Bursa'da ağır ceza davaları Bursa Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görülür. Bu mahkemeler Osmangazi Adalet Sarayı bünyesindedir ve birden fazla daire halinde çalışır. Ağır ceza mahkemesi ile asliye ceza mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı çıkması halinde, aynı bölge adliye mahkemesi yargı çevresindeki uyuşmazlık Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesince çözülür.

Ağır ceza dosyalarında delil toplama süreci teknik ve zaman alıcıdır. Bilirkişi raporları, HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanları dosyaya girdikçe savunma stratejisi de güncellenmelidir. Bu nedenle sürecin başından itibaren bir avukatla çalışmak, ifade aşamasındaki hataların önlenmesi ve delillerin doğru değerlendirilmesi açısından belirleyicidir.

Bursa Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görülen dosyalarda duruşma tarihleri ve celse sayısı, tanık ve bilirkişi sayısına göre değişir. Sanık veya müdafii, duruşma öncesinde UYAP Vatandaş Portalı üzerinden dosyanın son durumunu, bilirkişi raporlarının dosyaya girip girmediğini ve bir sonraki celse tarihini takip edebilir. Bu takip, savunmanın her celseye hazırlıklı gelmesini sağlar.

Osmangazi ve Nilüfer'de ağır ceza soruşturması veya davasıyla karşı karşıya kalan şüpheli ve sanıklara Av. M. Haşim Alan Hukuk Bürosu olarak ifade aşamasından duruşmaya, tutuklamaya itirazdan istinaf ve temyize kadar tüm süreçte hukuki temsil sağlıyoruz. Gülbahçe Mah. Dr. Sadık Ahmet Cad. No:17-19 D:52, Osmangazi/Bursa adresimizden veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ağır Ceza Mahkumiyetinin Adli Sicil Kaydına Etkisi

Ağır ceza mahkemesinden çıkan bir mahkumiyet kararı kesinleştiğinde adli sicil kaydına (sabıka kaydına) işlenir. Bu kayıt, kişinin ileride kamu görevine girmesini, bazı meslek gruplarında çalışmasını veya silah ruhsatı gibi belirli izinleri almasını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle mahkumiyet riski taşıyan dosyalarda savunma stratejisi yalnızca ceza miktarını değil, kararın uzun vadeli sonuçlarını da gözetmelidir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilirse, bu karar adli sicile işlenmez; ayrı bir sisteme kaydedilir ve 5 yıllık denetim süresi sorunsuz geçerse tamamen silinir. Ancak ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bazı suçlarda (örneğin kasten öldürme, cinsel suçlar) HAGB uygulanması kanunen mümkün olmayabilir veya mahkemenin takdirine bağlı kalır.

Adli sicil kaydının silinmesi, belirli koşullarda mümkündür. Cezanın tamamen infaz edilmesinden itibaren belirli bir süre geçmesi ve bu süre içinde yeni bir suç işlenmemesi halinde kayıt, arşiv kaydına dönüşür ve sonrasında tamamen silinebilir. Bu süreç de bir avukat desteğiyle takip edildiğinde daha hızlı ve hatasız ilerler.

Ağır Ceza Davaları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ağır ceza mahkemesi hangi suçlara bakar?+
5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca ağır ceza mahkemesi; yağma, kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, taksirle öldürme, irtikap, zimmet, rüşvet, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve hileli iflas suçlarına bakar; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiren tüm suçlar da bu mahkemenin görev alanına girer.
Ağır ceza mahkemesinde kaç hakim vardır?+
Ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üye hakimden oluşan bir heyet halinde çalışır. Tek hakimle karar veren asliye ceza ve sulh ceza mahkemelerinden farklı olarak üç hakimin katılımı zorunludur.
Ağır ceza davasında tutukluluk süresi ne kadardır?+
Soruşturma aşamasında ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda tutukluluk süresi en fazla 1 yıldır. Terör ve toplu işlenen suçlarda bu süre 1 yıl 6 aya, gerekirse ek 6 ay ile toplam 2 yıla kadar uzatılabilir.
Tutuklamaya itiraz nasıl yapılır, süresi nedir?+
Şüpheli, sanık, müdafii, yasal temsilci veya eş itiraz edebilir. Dilekçe kararı veren mahkemeye sunulur; mahkeme 3 gün içinde kararını değiştirmezse itirazı incelemeye yetkili merciye gönderir. Kanunda belirli bir süre sınırı yoktur, ancak gecikmeden yapılması özgürlük kısıtlamasının süresini doğrudan etkiler.
Ağır ceza davasında en sık kullanılan savunma stratejileri nelerdir?+
Delil yetersizliği, hukuka aykırı delillerin reddi talebi, meşru müdafaa, haksız tahrik, suça iştirak etmediğinin ispatı ve etkin pişmanlık en sık kullanılan yöntemlerdir. Hangi stratejinin uygulanacağı suçun türüne ve dosyadaki delillere göre belirlenir.
Ağır ceza avukatlık ücreti 2026 yılında ne kadardır?+
TBB'nin Kasım 2025'te yayımladığı güncel tarifeye göre ağır ceza mahkemelerinde asgari maktu ücret 65.000 TL'dir. Bu tutar asgari sınırdır; davanın karmaşıklığına göre daha yüksek bir ücret kararlaştırılabilir.
Ağır ceza davasında avukat tutmak zorunlu mudur?+
Ağır hapis cezası gerektiren suçlarda CMK gereği sanığa mutlaka bir müdafi bulunması zorunludur; sanığın kendi avukatı yoksa mahkeme baro aracılığıyla zorunlu müdafi atar.
Ağır ceza mahkemesi kararına nasıl itiraz edilir, istinaf ve temyiz süreci nasıl işler?+
Ara kararlara karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde itiraz edilebilir. Nihai hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulur; 15 yıl ve üzeri hapis cezaları kendiliğinden temyiz incelemesine tabi tutulur.
Ağır ceza davasında etkin pişmanlık ceza indirimi sağlar mı?+
Evet, kanunda etkin pişmanlık öngörülen suçlarda (rüşvet, zimmet, uyuşturucu ticareti gibi) fail zararı giderir veya yetkilileri bilgilendirirse önemli oranda ceza indirimi alabilir. İndirim oranı pişmanlığın gösterildiği aşamaya göre değişir.
Ağır ceza duruşması herkese açık mıdır?+
Kural olarak ağır ceza duruşmaları alenidir. Ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde, özellikle cinsel suçlarda mağdurun kimliğinin korunması amacıyla mahkeme duruşmanın kapalı yapılmasına karar verebilir.

İlgili Hizmetler

İlgili Blog Yazıları

Ücretsiz İlk Görüşme

Ağır Ceza Davasında Yanınızdayız

İfade süreci, tutuklamaya itiraz, savunma stratejisi veya istinaf/temyiz — hangi aşamada olursanız olun Av. M. Haşim Alan ilk görüşmede dosyanızı değerlendirir.

Gülbahçe Mah. Dr. Sadık Ahmet Cad. No:17-19 D:52, Osmangazi / Bursa

AraWhatsApp