İş Kazası Tazminatı Nedir? Hangi İşçiler Talep Edebilir?
İş kazası tazminatı; işyerinde ya da işin yürütümü sırasında yaralanan veya hayatını kaybeden işçinin maddi ve manevi zararlarının işveren tarafından karşılanmasıdır. 5510 sayılı Kanun, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu bu hakkın hukuki zeminini oluşturur. SGK'nın yaptığı ödemeler yalnızca bir kısım zararı karşılar; asıl tazminat işverenden ayrı bir davayla alınır.
Tazminat talep edebilmek için kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası sayılması gerekir. Kaza işyerinde, işverenin yürüttüğü işte, başka yere görevli gönderilme sırasında ya da işverence sağlanan servisle işe gidip gelirken meydana gelmiş olmalıdır. Yargıtay içtihadına göre işyerinde geçirilen kalp krizi de iş kazası sayılabilir; belirleyici olan olayın iş ilişkisi kapsamında gerçekleşmesidir.
Sigortasız çalışan işçiler de tazminat hakkına sahiptir. Sigortasızlık işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine kusur raporunda işveren aleyhine değerlendirilir. Taşeron işçileri hem alt işverenlerinden hem ana işverenden tazminat talep edebilir. 4857 sayılı Kanun m. 2 uyarınca her iki işveren müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Kaza sonrası doğru adımları atmak tazminat sürecinin kaderini belirler. Kaza tutanağı ve sağlık raporlarını saklamak, tanıkları tespit etmek ve işverenin SGK'ya üç iş günü içinde bildirim yapıp yapmadığını kontrol etmek kritik ilk adımlardır. Bu belgeler hem arabuluculukta hem mahkemede belirleyici rol oynar.
Ücretsiz Hesaplama Robotu
İş Kazası Tazminatı Hesaplama Robotu (Aktüeryal)
TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz (progresif rant) esas alınmıştır. Sonuç tahmini niteliktedir.
Kaza tarihindeki gerçek net ücretinizi girin.
SGK Sağlık Kurulu veya Adli Tıp raporundaki oran.
İş güvenliği bilirkişi raporu esas alınır. Tipik: %60–100.
SGK tarafından hesaplanan PSD; tazminattan mahsup edilir.
İş Kazası Tazminatı Hesaplama: Aktüerya Formülü ve TRH-2010 Tablosu
İş kazası tazminatı hesaplama, "bakkal hesabı" ile yapılamaz. Yargıtay, basit çarpma yöntemini reddeder; yalnızca TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz (progresif rant) kullanan aktüerya hesabını kabul eder. Mahkemeler bu hesabı aktüerya bilirkişisine yaptırır.
Hesaplama iki döneme ayrılır. Aktif dönem: kaza tarihinden 60 yaşına kadar olan süre. Bu dönemde işçinin gerçek net maaşı esas alınır. Pasif dönem: 60 yaşından TRH-2010 tablosuna göre beklenen ölüm yaşına kadar olan süre. Bu dönemde hesap net asgari ücret üzerinden yapılır. İki dönemin toplamından SGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri (PSD) mahsup edilir.
| Hesaplama Kriteri | 2026 Uygulaması |
|---|---|
| Yaşam tablosu | TRH-2010 (PMF-1931 Yargıtay'ca yasaklandı) |
| Teknik faiz (iskonto) | %1,8 — Progresif Rant yöntemi |
| Aktif dönem ücreti | Gerçek net ücret (SGK kaydı değil) |
| Pasif dönem ücreti | Net asgari ücret (AGİ hariç) |
| Bakıcı gideri tabanı | Brüt asgari ücret (%60+ maluliyette) |
| SGK mahsubu | SGK PSD toplam tazminattan düşülür |
Gerçek ücretin doğru tespiti tazminatın büyüklüğünü doğrudan etkiler. İşverenler çoğu zaman SGK'ya primlerini düşük ücretten yatırır. Yargıtay, tazminat hesabının bu kayıtlara göre değil gerçek ücrete göre yapılmasını emreder. Gerçek ücret; banka kayıtları, tanık beyanı ve emsal ücret araştırmasıyla ispatlanabilir.
Maluliyet oranı hesabın üçüncü kritik değişkenidir. %20 maluliyet ile %30 maluliyet arasındaki fark tazminatta yüz binlerce TL'ye ulaşabilir. SGK Sağlık Kurulu'nun belirlediği oran kesin değildir; süresi içinde Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden değerlendirme talep edilebilir.
SGK Tazminatı ile İşveren Tazminatı Arasındaki Fark: Mahsup (Tenkis) Nasıl İşler?
İş kazası geçiren işçi iki farklı kaynaktan hak sahibidir. SGK, yasal ödemeleri kendi mevzuatı çerçevesinde yapar. İşveren ise gerçek zararı, yani aktüerya hesabıyla bulunan toplam tazminatı ödemekle yükümlüdür. Bu iki ödeme iç içe geçer; mahsup (tenkis) mekanizması sayesinde çifte ödeme önlenir.
| SGK Ödemesi | İşveren Tazminatı | |
|---|---|---|
| Kapsam | Geçici ve sürekli iş göremezlik geliri, tedavi, ölüm aylığı | Gerçek zarar farkı + manevi tazminat + bakıcı gideri |
| Hesap temeli | SGK prim matrahı (çoğu zaman düşük) | Gerçek net ücret + aktüerya |
| Üst sınır | Prim tavanıyla sınırlı | Sınırsız — gerçek zarar |
| Mahsup | — | SGK PSD tazminattan düşülür; manevi tazminattan düşülmez |
| Manevi tazminat | Yok | Hakim takdiriyle; 2026'da 100.000–500.000 TL arası yaygın |
Mahsup şu şekilde işler: aktüerya bilirkişisi toplam tazminat tutarını hesaplar. SGK'nın işçiye bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri bu tutardan çıkarılır. Kalan fark işverenden alınır. Dolayısıyla SGK geliri almak işverene dava açma hakkını kaybettirmez.
Manevi tazminat bu mahsup işlemine dahil değildir. Maddi tazminattan bağımsız olarak talep edilir. Hakim; olayın ağırlığı, işverenin kusuru, tarafların ekonomik durumu ve hakkaniyet ilkesini dikkate alarak tutarı belirler.
İş Kazası Tazminatında Maluliyet Oranı: Tespiti ve İtiraz Hakkı
Maluliyet oranı, iş kazası tazminatının hesaplanmasında en belirleyici değişkendir. Bu oran işçinin kalıcı çalışma gücü kayıp yüzdesini ifade eder. SGK Sağlık Kurulu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre bu oranı saptar. %10 ve üzerindeki oranlarda sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
| Maluliyet Oranı | SGK Geliri | Tazminata Etkisi |
|---|---|---|
| %10'un altında | SGK geliri bağlanmaz | Maddi tazminat talep edilebilir (düşük) |
| %10 – %50 arası | Oranla orantılı sürekli gelir | Maluliyet oranına göre hesaplanır |
| %50 ve üzeri | Tam sürekli iş göremezlik geliri | Yüksek tazminat; bakıcı gideri eklenebilir |
| %100 (tam maluliyet) | Tam gelir + bakıcı yardımı | En yüksek tazminat; sürekli bakım gideri |
SGK Sağlık Kurulu'nun belirlediği oran ilk değerlendirmedir; kesin değildir. İşçinin sakatlığı zamanla artmışsa ya da oran düşük belirlenmişse süresi içinde itiraz edilmelidir. İtiraz üzerine dosya Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek yeniden değerlendirme yapılır.
Orandaki %5'lik bir artış dahi tazminatta yüz binlerce TL fark yaratabilir. Maluliyet itirazı bu nedenle davanın en kritik aşamalarından biridir. Adli Tıp sonuçlanmadan dava dosyasını kapatmak ciddi hak kayıplarına yol açar.
Manevi Tazminat ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Manevi tazminat; kazanın işçide veya ölüm halinde ailesinde yarattığı acı, elem ve psikolojik yıkımın kısmen karşılanmasına yönelik bir taleptir. Türk Borçlar Kanunu madde 56'ya dayanır. Hakim; olayın ağırlığını, işverenin kusur oranını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu ve 2026 ekonomik koşullarını göz önüne alarak takdir yetkisiyle karar verir. Ciddi yaralanmalarda 2026 yılında 100.000–500.000 TL arasında manevi tazminata hükmedildiği görülmektedir.
Ölümlü iş kazalarında yakınların tazminat hakları daha geniş kapsamlıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen işçinin sağlığında yakınlarına sağladığı maddi desteğin karşılığıdır. Bu hak mirasçılıktan bağımsız olup kişiye özgüdür. Talep hakkı olanlar şunlardır: eş (yeniden evleninceye kadar), çocuklar (ergin olana kadar, eğitim devam ediyorsa 25 yaşına kadar), ölen işçiye fiilen bağımlı anne ve baba.
Ölümlü kazalarda tazminat kalemleri şöyle sıralanır: cenaze giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı (her hak sahibi için ayrı hesaplanır), yakınların manevi tazminatı. Bu tazminatlar hem SGK'dan hem işverenden bağımsız biçimde talep edilir; ancak SGK ölüm aylığının peşin sermaye değeri destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilir.
Bakıcı gideri tazminatı da maddi tazminat kapsamında değerlendirilir. Maluliyet oranı %60 ve üzerinde olan işçinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğu kabul edilir. Bu durumda brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan bakıcı gideri ömür boyu tazminata eklenir.
İş kazası tazminat hakkınızı tam olarak öğrenin
Maluliyet oranı itirazı, gerçek ücret tespiti ve dava süreci için ücretsiz ilk görüşme.
WhatsApp'tan Yaz
İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır? Zorunlu Arabuluculuk
İş kazasından doğan tazminat davalarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk tamamlanmalıdır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu bu şartı kesin olarak öngörür. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir. Başvuru, Adalet Bakanlığı arabuluculuk sistemi üzerinden çevrimiçi ya da adliyedeki arabuluculuk bürosuna şahsen yapılır.
Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa dava açılmasına gerek kalmaz; tazminat kısa sürede ödenir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınarak iş mahkemesinde dava açılır. Yetkili mahkeme; kazanın gerçekleştiği yer veya işverenin yerleşim yeri mahkemesidir. Bursa'da meydana gelen kazalarda Bursa İş Mahkemesi yetkilidir.
Dava sürecinde üç ayrı bilirkişi incelemesi yapılır. İlki kusur raporu; iş güvenliği uzmanı işveren ve işçinin kusur oranlarını belirler. İkincisi maluliyet raporu; SGK veya Adli Tıp kalıcı iş göremezlik oranını saptar. Üçüncüsü aktüerya raporu; tüm bu verileri TRH-2010 tablosu ile birleştirerek tazminat tutarını hesaplar.
İlk derece mahkeme süreci ortalama 1-2 yıl sürer. İstinaf ve temyiz aşamaları dahil toplam süre 2-4 yıla uzayabilir. Süreci uzatan en temel etken maluliyet oranı ve kusur raporlarına yapılan itirazlardır. Dosyanın ilk günden doğru kurgulanması sonraki itirazları azaltır ve yargılama süresini kısaltır.
İş Kazası Tazminatında Zamanaşımı: 10 Yıl ve Uzamış Ceza Zamanaşımı
İş kazasından doğan tazminat davaları kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Bu süre kaza tarihinden itibaren işlemeye başlar. Maluliyet oranı kesinleşmeden zararın tamamı öğrenilmiş sayılmayabileceğinden, sürenin başlangıcı zaman zaman tartışma konusu olur.
| Durum | Zamanaşımı |
|---|---|
| Genel kural | Kaza tarihinden itibaren 10 yıl (TBK m. 146) |
| Ceza davası açılmışsa (uzamış zamanaşımı) | 15-20 yıla kadar uzayabilir (TCK m. 66) |
| SGK'nın işverene rücu davası | Ödeme tarihinden itibaren 10 yıl |
Uzamış ceza zamanaşımı işçi açısından kritik bir güvencedir. Kaza taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçunu oluşturuyorsa, Türk Ceza Kanunu'ndaki daha uzun zamanaşımı tazminat davasına da uygulanır. Bu sayede 10 yıl geçmiş olsa bile dava açma hakkı korunabilir.
Zamanaşımı iş kazası davalarında en sık hak kaybı yaşanan konuların başında gelir. Süre dolmadan arabuluculuk başvurusu yapılması ve dava açılması zorunludur. Başvuru zamanında yapılmış olsa bile arabuluculuk sürecindeki gecikme zamanaşımını durdurmayabileceğinden hukuki destek almak büyük önem taşır.
Sigortasız İşçinin İş Kazası Tazminat Hakkı
Sigortasız çalıştırılmak işverenin yasal yükümlülüğünü ihlal etmesidir. Bu durum işçinin tazminat hakkını kaldırmaz. Aksine kusur raporunda işveren aleyhine bir etken olarak değerlendirilir. Sigortasız işçi de iş kazasında maddi ve manevi tazminatın tamamına hak kazanır.
Tazminat davası açılmadan önce izlenmesi gereken yol şudur. Önce hizmet tespiti davası açılarak sigortalılık geriye dönük olarak tespit ettirilir. Bu dava kazanıldıktan sonra kaza SGK'ya bildirilir ve tescil sağlanır. Ardından işçi, sigortalı çalışanlarla aynı haklara sahip olarak tazminat talebinde bulunabilir.
İşverenin sigortasızlık ihlali ek yaptırımlara da yol açar. SGK idari para cezası uygular ve geçmişe dönük prim borcu doğar. Bu durum, işverenin davaları kabul edip arabuluculukta uzlaşmaya yönelme ihtimalini artırır. Hizmet tespiti davası ile tazminat davası çoğu zaman paralel yürütülür.
Taşeron İşçisi Tazminatı Kimden Alır? Ana İşveren Sorumluluğu
Taşeron (alt işveren) işçileri iş kazası tazminatını hem taşerondan hem ana işverenden talep edebilir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi bu konuda açıktır: asıl işveren ile alt işveren, işçilerin iş kazası tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Ana işveren "ben taşeronun işçisi, beni ilgilendirmez" savunmasıyla sorumluluktan kurtulamaz. Taşeron mali açıdan güçsüzse ya da tazminatı karşılayamazsa tüm tutar ana işverenden tahsil edilebilir. Bu güvence işçi açısından son derece önemlidir.
İnşaat, tekstil ve metal sektörü gibi alt yüklenicilerin yoğun kullanıldığı alanlarda taşeron zinciri uzayabilir. Örneğin asıl işveren elektrik işini alt işverene, o da başka bir firmaya devredebilir. Bu durumda tazminat davası tüm zincirdeki sorumlulara karşı açılabilir.
SGK da aynı ilkeyle hareket eder. Olayda birden fazla sorumlu varsa SGK, tazminat ödemesi için yaptığı masrafları her birine karşı ayrı ayrı rücu davası ile geri alabilir.
İbraname Tuzağı: İş Kazasından Sonra İbranameye İmza Atmanın Sonuçları
İş kazasından sonra işverenler çoğu zaman işçiye küçük bir ödeme yaparak "tüm haklarımı aldım, başka alacağım yoktur" ibareli ibraname imzalatmaya çalışır. Bu uygulama hukuk terminolojisinde "ibraname tuzağı" olarak bilinir. Kapatıldığında işçinin gerçek zararının yalnızca küçük bir bölümü karşılanmış olur.
Yargıtay bu konuda işçiyi koruyan net bir içtihat geliştirmiştir. Kaza tarihinden itibaren 1 ay dolmadan imzalanan ibranameler geçersizdir. Ödenen miktar ile gerçek zarar arasında fahiş fark varsa ibraname "makbuz" hükmünde kalır. Bu durumda ödenen tutar toplam tazminattan mahsup edilir; bakiye fark işverenden talep edilebilir.
İbraname geçerliliği için şu koşullar birlikte sağlanmalıdır: 1 aylık süre dolmuş olmalı, imza özgür iradeyle atılmış olmalı, ibranın kapsamı açıkça belirtilmiş olmalı. Bu koşullardan birinin eksikliği ibranameyi geçersiz kılar.
Kaza geçiren işçinin avukat yardımı almadan hiçbir belgeyi imzalamaması önerilir. Özellikle maluliyet oranı henüz kesinleşmemişken yapılan ödemeler gerçek zararın çok altında kalır. İbraname imzalandıktan sonra itiraz etmek mümkündür; ancak süreç daha uzun ve zorlu bir hal alır.
İbraname imzalamadan önce hukuki destek alın
İş kazası tazminat davanızı birlikte yönetelim. Ücretsiz ilk görüşme için bize ulaşın.
WhatsApp'tan Yaz
İş Kazası Tazminatı Sıkça Sorulan Sorular