Ana içeriğe geç
Ana Sayfa/Blog/Yurt Dışında Boşanma Kararının Türkiye'de Tanınması
Aile Hukuku25 Temmuz 2026· 17 dk okuma

Yurt Dışında Boşanma Kararının Türkiye'de Tanınması Tanıma Tenfiz Davası 2026

Yurt dışında boşanma kararı aldınız ama Türkiye'de hâlâ evli mi görünüyorsunuz? Yabancı mahkeme kararı, tanıma tenfiz işlemi tamamlanmadan Türkiye'de kendiliğinden geçerli olmaz. Bu yazıda dava şartlarını, gerekli belgeleri, apostili, görevli mahkemeyi ve 2026 avukatlık ücretini anlatıyoruz.

Yazan: Av. M. Haşim Alan · Osmangazi / Bursa

Yurt Dışında Boşanma Kararının Türkiye'de Geçerliliği: Tanıma ve Tenfiz Nedir?

Yurt dışında boşanan bir Türk vatandaşı, Türkiye'de otomatik olarak boşanmış sayılmaz. Yabancı mahkemenin verdiği karar, kural olarak yalnızca o ülkenin sınırları içinde hüküm doğurur. Türkiye'deki nüfus kaydında evlilik, tanıma işlemi tamamlanana kadar devam ediyor görünür.

Bu durumun somut sonuçları vardır. Hâlâ evli görünen kişi Türkiye'de yeniden evlenemez. Eski eşinin mirasçısı olmaya devam eder. Boşanma kararındaki nafaka, velayet veya tazminat hükümleri Türkiye'de icraya konulamaz. Bu nedenle yurt dışında boşanan herkesin, kararını Türkiye'de geçerli hale getirmesi gerekir.

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm ve kesin delil etkisi kazanmasını sağlar. Karar, Türk mahkemesinden verilmiş gibi sonuç doğurur ama yalnızca bir durum tespitidir; icra gerektirmeyen boşanma hükmü için tanıma tek başına yeterlidir.

Tenfiz ise bunun ötesine geçer. Karara Türkiye'de icra edilebilirlik kazandırır ve tanımayı da kapsar. Boşanma kararı nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımı gibi icra gerektiren hükümler içeriyorsa, bu hükümlerin Türkiye'de uygulanabilmesi için tenfiz kararı şarttır. Konunun yasal dayanağı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 50 ila 59. maddeleridir.

Dava Açmadan Nüfus Müdürlüğü veya Konsolosluk Yoluyla Tescil

Her boşanma kararı için dava açmak gerekmez. Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi, yabancı adli veya idari makamlarca verilen boşanma, evliliğin butlanı veya iptaline ilişkin kararların, dava açılmaksızın doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilmesine imkân tanır. Bu yol, sürecin en hızlı ve masrafsız şeklidir.

İdari tescilin işleyebilmesi için iki temel şart aranır. Karar, kararı veren ülkenin hukukuna göre yetkili makamca verilmiş ve usulüne uygun kesinleşmiş olmalıdır. Ayrıca kararın içeriği Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır. Bu iki şart birlikte gerçekleşmezse nüfus müdürlüğü başvuruyu reddeder.

Kural olarak eşlerin birlikte başvurması gerekir; ancak taraflardan biri ölmüş veya yabancı uyruklu ise Türk vatandaşı olan diğer taraf tek başına başvurabilir. Eşlerin aynı anda hazır bulunması da şart değildir: bir eşin başvurusundan itibaren 90 gün içinde diğer eş ayrıca başvurabilir. Bu süre geçtikten sonra yapılan ikinci başvuru reddedilir.

Başvuru, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki Türk konsolosluğuna veya büyükelçiliğe; Türkiye'de ise taraflardan birinin yerleşim yeri nüfus müdürlüğüne yapılır. Vekil aracılığıyla başvuru da mümkündür; bu sayede yurt dışındaki taraf Türkiye'ye gelmeden işlemini tamamlayabilir.

İdari yolun önemli bir sınırı vardır. Nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımı gibi icra gerektiren fer'i hükümler bu yolla tescil edilemez. Kararda bu unsurlardan biri varsa, yalnızca boşanma hükmü nüfusa işlenebilir; diğer hükümler için ayrıca tanıma tenfiz davası açılması gerekir.

Tanıma Tenfiz Davası Ne Zaman Açılmalı? Şartları Nelerdir?

İdari tescil yolu her zaman kullanılamaz. Eşlerden biri başvuruya yanaşmıyorsa, 90 günlük süre kaçırılmışsa, nüfus müdürlüğü başvuruyu reddetmişse veya kararda nafaka/velayet/tazminat gibi icra gerektiren hükümler varsa, yetkili Aile Mahkemesinde tanıma tenfiz davası açılması gerekir.

MÖHUK, davanın kabulü için birden fazla şartın birlikte gerçekleşmesini arar. Öncelikle ortada bir yabancı mahkeme kararı bulunmalıdır. Karar, verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmalıdır. Konu, boşanma ve ferileri gibi Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir alan olmalıdır. Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Davalı tarafın savunma hakkı, yargılama sürecinde ihlal edilmemiş olmalıdır.

Tenfiz talebinde ayrıca karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı aranır. Kararı veren ülke ile Türkiye arasında, bu tür kararların karşılıklı olarak tanınmasını sağlayan kanuni, anlaşmaya dayalı veya fiili bir uygulama bulunmalıdır. Tanıma talebinde ise yerleşik uygulamada karşılıklılık şartı aranmaz; bu, tanımayı tenfize göre görece daha kolay bir işlem hâline getirir.

Kamu düzeni denetimi sınırlı bir denetimdir. Türk mahkemesi, yabancı kararın esasını yeniden incelemez; kararı veren mahkemenin uyguladığı hukuku veya vardığı sonucu tartışmaz. Denetim yalnızca kararın sonuçlarının Türk hukukunun temel ilkeleriyle açıkça bağdaşıp bağdaşmadığına odaklanır. Bu nedenle çoğu yabancı boşanma kararı, bu aşamada bir engelle karşılaşmaz.

İdari tescil başvurusunun reddedilmesi, hakkın sona erdiği anlamına gelmez. Nüfus müdürlüğü veya konsolosluk başvuruyu reddederse, ilgili taraf bu ret kararına rağmen doğrudan Aile Mahkemesinde tanıma davası açabilir. Ret gerekçesi genellikle dosyaya eklenir ve bu gerekçe, dava dilekçesinde önceden cevaplandırılarak sürecin hızlanmasını sağlar.

Gerekli Belgeler ve Apostil Şerhi

Tanıma tenfiz davasının usulden reddedilmemesi için belgelerin eksiksiz hazırlanması önemlidir. Temel belgeler şunlardır: yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği, kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi, kararın ve kesinleşme şerhinin yeminli tercümanca yapılmış Türkçe tercümesi, tarafların kimlik veya pasaport bilgileri ve varsa avukata verilen özel vekaletname.

Apostil şerhi, belgenin gerçekliğini uluslararası düzeyde onaylayan bir tasdik türüdür. Yalnızca Lahey Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde alınan kararlar için gerekir; Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere dahil çoğu Avrupa ülkesi bu sözleşmeye taraftır. Apostil, kararı veren mahkemenin bağlı olduğu ülkedeki yetkili makamdan alınır.

Sözleşmeye taraf olmayan bir ülkede karar alınmışsa apostil yerine konsolosluk tasdiki yolu izlenir. Bu durumda kararın, o ülkedeki Türk konsolosluğu veya büyükelçiliği tarafından tasdik edilmesi gerekir. Hangi yolun uygulanacağı, kararı veren ülkenin Lahey Sözleşmesi'ne taraf olup olmadığına göre değişir; bu ayrımın davadan önce netleştirilmesi zaman kaybını önler.

DurumUygulanacak YolÖrnek Ülkeler
Lahey Sözleşmesi'ne tarafApostil şerhi yeterlidirAlmanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İsviçre, ABD, İngiltere, İtalya, İspanya
Lahey Sözleşmesi'ne taraf değilTürk konsolosluğu/büyükelçilik tasdiki gerekirSuudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kanada'nın bazı eyaletleri

Tercüme aşaması da usule tabidir. Karar ve eklerinin yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmesi ve bu tercümenin noter veya konsolosluk tarafından onaylanması zorunludur. Eksik ya da hatalı tercüme, dosyanın mahkemece iade edilmesine veya sürecin uzamasına yol açabilir. Apostil şerhi ile tercüme sırasının doğru işletilmesi de önemlidir: apostil, tercümeden önce kararın aslına uygulanmalıdır; aksi halde tercüme yeniden yaptırılabilir.

Yurt dışında boşandınız, Türkiye'de süreç mi bekliyor?

Belge kontrolü ve dava stratejisi için ücretsiz ilk görüşme yapalım, Türkiye'ye gelmeniz gerekmez.

WhatsApp'tan Yaz

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Nerede Dava Açılır?

Boşanma kararının tanınması ve tenfizi, aile hukukuna ilişkin bir uyuşmazlık olduğundan görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara, Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla bakar. Görev konusundaki bu netlik, dava dilekçesinin doğru mahkemeye hitaben yazılması açısından önemlidir.

Yetkili mahkeme ise MÖHUK'a göre belirlenir. Kural olarak davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri yoksa, Türkiye'de en son sakin olduğu yer mahkemesi yetkili olur. Davalının Türkiye'de hiç yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer bulunmuyorsa, dava İstanbul, Ankara veya İzmir Aile Mahkemelerinden birinde açılabilir.

Bursa'da yaşayan veya Bursa'da yerleşim yeri bulunan bir eski eşe karşı açılacak tanıma tenfiz davası, Bursa Aile Mahkemelerinde görülür. Osmangazi ve çevresinde yerleşim yeri olan davalılar için dosyalar, Bursa Adliyesi'ndeki ilgili aile mahkemesine havale edilir. Yetkili mahkemenin doğru tespiti, dava sürecinin başında yapılması gereken ilk işlemlerden biridir.

Dava süreci genel hatlarıyla şu aşamalardan geçer: dilekçenin mahkemeye sunulması, davalıya tebligat, varsa davalının cevap dilekçesi, belgelerin ve tercümelerin dosyaya kabulü, gerekiyorsa duruşma ve kararın kesinleşmesi. Taraflar arasında uyuşmazlık yoksa ve belgeler eksiksizse dosya çoğunlukla tek celsede ya da dosya üzerinden incelemeyle sonuçlanabilir. Verilen karara karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır; taraflardan biri kararı hukuka aykırı bulursa üst mahkemeye başvurabilir. Boşanma ve tanıma tenfiz davaları, dava şartı arabuluculuk kapsamının dışındadır; dosya doğrudan mahkemeye açılır, arabuluculuk aşaması beklenmez.

Boşanma Dışında Hangi Kararlar Tanıma Tenfize Konu Olur?

Tanıma tenfiz yalnızca boşanma kararlarıyla sınırlı değildir. Yurt dışında verilen evliliğin butlanı, iptali veya ayrılık kararları da aynı usule tabidir; bu kararlar da nüfus kütüğüne işlenmeden Türkiye'de sonuç doğurmaz. Aile hukuku dışında borç ilişkisinden doğan yabancı mahkeme kararları da MÖHUK'un genel tenfiz rejimine göre Türkiye'de icra edilebilir hâle getirilir.

Vasilik (kayyımlık) kararlarında Türk mahkemesinin denetimi daha geniştir. Yurt dışında bir kişi hakkında vasi atanmasına ilişkin karar Türkiye'de tenfize konu olabilir; ancak Türk mahkemesi, kısıtlanan kişinin Türkiye'deki yakınlarına da dosyayı bildirerek itiraz hakkı tanıyabilir. Bu bildirim, uygulamada "ihbar" olarak adlandırılır ve gerektiğinde kısıtlı kişiye ayrıca bir yasal temsilci atanmasına yol açabilir.

Bu geniş kapsam, yurt dışında yaşayan ailelerin yalnızca boşanma değil, evlilik statüsüne bağlı diğer kararlarını da gözden geçirmesini gerektirir. Özellikle birden fazla yabancı mahkeme kararı bulunan (örneğin önce ayrılık, sonra boşanma kararı verilen) dosyalarda, hangi kararın tanınacağının ve hangi kararın tenfize konu olacağının baştan netleştirilmesi önemlidir.

Nafaka, Velayet, Mal Paylaşımı ve Tazminat Kararları Ayrıca Tenfiz Edilmeli mi?

Boşanma kararının kendisi tanıma ile Türkiye'de geçerli hâle gelse bile, karardaki fer'i (boşanmaya bağlı) hükümlerin Türkiye'de icra edilebilmesi için ayrıca tenfiz edilmesi gerekir. Bu ayrım, uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biridir.

Nafaka konusunda önemli bir ayrım vardır. Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken verilen geçici bir nafaka türüdür ve boşanma kararı henüz kesinleşmediğinden tenfize konu olmaz. Buna karşılık eşe bağlanan yoksulluk nafakası ve çocuğa bağlanan iştirak nafakası, boşanmanın tenfiziyle birlikte Türkiye'de geçerlilik kazanır. Tenfizden sonra bu nafaka ödenmezse, ödenmeyen tutar için icra takibi başlatılabilir ve tazyik hapsi gündeme gelebilir.

Velayet kararlarında Türk mahkemesi, kamu düzeni yönünden ayrı bir denetim yapar. Yabancı mahkemenin velayeti eşlerden birine veya her ikisine birlikte vermiş olması, tenfizin önünde tek başına bir engel değildir. Ancak mahkeme, kararın çocuğun üstün yararına ve Türk aile hukukunun temel ilkelerine açıkça aykırı olup olmadığını inceler; gerekli görürse çocuğa bir yasal temsilci atayarak konuyu ayrıca değerlendirebilir.

Mal paylaşımı, Türk hukukunda ancak boşanma kesinleştikten sonra yapılabilir. Bu nedenle mal rejimi tasfiyesi genellikle tanıma tenfiz davası içinde bekletici mesele olarak ele alınır. Kararın icra edilebilmesi için tasfiyeye konu malların Türkiye'de bulunması önemlidir; mal paylaşımına ilişkin dava açma hakkı, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren genel zamanaşımı süresine tabidir.

Maddi ve manevi tazminat konusunda kararın içeriği belirleyicidir. Yabancı mahkeme, boşanmayla birlikte doğrudan bir tazminat hükmü kurmuşsa, bu tutarın Türkiye'de tahsil edilebilmesi için tenfiz şarttır; tazminat, icra gerektiren bir eda hükmüdür. Yabancı karar tazminat konusunda herhangi bir hüküm içermiyorsa, boşanmanın tanınmasından sonra Türkiye'de ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; bu durumda tazminat talebi, yurt dışındaki dosyadan bağımsız yeni bir dava olarak değerlendirilir.

Dava Ne Kadar Sürer, Süresinde Bir Sınır (Zamanaşımı) Var mı?

Tanıma tenfiz davasının süresi, dosyadan dosyaya önemli ölçüde değişir. Süreyi en çok etkileyen unsur tebligattır. Davalı taraf Türkiye'de geçerli bir adrese sahipse veya kendisini bir avukatla temsil ettiriyorsa süreç kısalır. Davalıya yurt dışında tebligat yapılması gerekiyorsa, tebligat Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı kanalıyla yürütüldüğünden bu aşama aylarca sürebilir.

Belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun hazırlanmış olması, apostil ve tercüme işlemlerinin tamamlanmış bulunması da süreyi doğrudan kısaltır. Her iki tarafın da Türkiye'de bir avukata vekalet vermesi, hem tebligat sorunlarını azaltır hem de duruşmaların art arda görülmesini kolaylaştırır. Taraflardan biri veya her ikisi süreci avukatsız takip etmeye çalışırsa dosya sürüncemede kalabilir.

Süreç TürüGerçekçi Süre Beklentisi
İdari tescil (nüfus müdürlüğü/konsolosluk)Birkaç hafta
Dava, davalı Türkiye'de ve avukatla temsil ediliyor3-6 ay
Dava, davalıya yurt dışında tebligat gerekiyor8 ay - 2 yıl

Kanunda tanıma tenfiz davası açmak için öngörülmüş bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı yoktur. Ancak bu, sürecin ertelenmesinin sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez. İşlemin uzun süre geciktirilmesi; miras, yeniden evlenme, mal paylaşımı ve sosyal güvenlik hakları gibi konularda hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle kararın kesinleşmesinin ardından sürecin gecikmeksizin başlatılması, tarafların lehinedir.

2026 Tanıma Tenfiz Avukatlık Ücreti ve Dava Masrafları

Avukatlık ücretinde iki farklı referans noktası vardır. 4 Kasım 2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde tanıma tenfiz davaları için ayrı bir kalem bulunmaz; bu davalar, genel Aile Mahkemesi kategorisinden değerlendirilir ve asgari ücret 45.000 TL'dir. Avukat, bu tutarın altında ücret alamaz; bu, yasal bir taban sınırdır.

Bursa Barosu'nun 2025-2026 dönemi için yayımladığı, bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindeki ücret tarifesinde ise "Tenfiz ve tanıma davaları" kalemi Asliye Hukuk Mahkemeleri bölümünde 92.225 TL olarak yer alır. Bu rakam yalnızca bir tavsiyedir; taraflar, dosyanın kapsamına, yurt dışı unsurun karmaşıklığına ve harcanacak emeğe göre ücreti serbestçe belirleyebilir.

Avukatlık ücretine ek olarak dava harcı, gider avansı, yeminli tercüme ve apostil masrafları da hesaba katılmalıdır. Dava harcının maktu mu nispi mi olacağı, kararın yalnızca tanımaya mı yoksa tenfize mi konu olduğuna göre değişir; başvurma harcı ve karar harcının 2026 güncel tutarlarını dava harcı hesaplama yazımızdaki ücretsiz hesaplama aracıyla öğrenebilirsiniz.

Yurt dışı tebligat gerektiren dosyalarda gider avansı, yurt içi dosyalara göre daha yüksek belirlenir. Vekaletname çıkarma masrafı, apostil ücreti ve yeminli tercüme bedeli de ülkeye ve belge sayısına göre değişir. Bu kalemlerin toplamı, dava açılmadan önce avukatla birlikte netleştirilmelidir.

Dosyanın gerçek maliyetini belirleyen unsurlar; kararın yalnızca boşanma mı yoksa nafaka/velayet/mal paylaşımı gibi fer'i hükümler de içerip içermediği, davalının Türkiye'de mi yoksa yurt dışında mı bulunduğu, eski eşin sürece itiraz edip etmediği ve tercüme edilecek belge sayısıdır. İtirazsız, tek boşanma hükmü içeren ve davalısı Türkiye'de olan dosyalar, en düşük maliyetli ve en hızlı sonuçlanan dosyalardır.

Bursa'da Yurt Dışında Boşanan Vatandaşlar İçin Süreç

Bursa, 1960'lı ve 1970'li yıllardan itibaren Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine yoğun işçi göçü vermiş bir şehirdir. Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım'da bugün de Almanya, Fransa, Hollanda ve Belçika'dan dönen veya bu ülkelerde yaşamaya devam eden çok sayıda Bursalı aile bulunuyor. Bu nüfus, yurt dışında alınan boşanma kararının Türkiye'de tanınması ihtiyacıyla sıklıkla karşılaşıyor.

Büromuza gelen dosyaların önemli bir kısmında müvekkil hâlâ yurt dışında yaşıyor ve Türkiye'ye gelme imkânı bulamıyor. Bu durumda süreç, konsolosluktan alınan özel vekaletname ile tamamen Türkiye'deki avukat üzerinden yürütülüyor. Karar, apostil ve tercüme aşamaları tamamlandıktan sonra dosya doğrudan Bursa Aile Mahkemesi'ne sunuluyor.

Osmangazi'de yerleşim yeri bulunan eski eşe karşı açılan davalarda tebligat süreci, davalının Türkiye'deki adresi güncel olduğunda görece hızlı ilerliyor. Adresin belirsiz olduğu veya davalının da yurt dışında yaşadığı dosyalarda süreç uzasa da, doğru belge hazırlığı ve titiz takip bu süreyi makul seviyede tutuyor. Yurt dışında yaşayan Bursalı vatandaşlara, süreci başlatmadan önce apostil ve tercüme işlemlerini eksiksiz tamamlamalarını önemle tavsiye ediyoruz.

Sık Yapılan Hata

Konsolosluktan alınan vekaletnamede yalnızca "boşanma davası takibi" yazması, tanıma tenfiz davası için yeterli olmayabilir. Vekaletnamede tanıma ve tenfiz yetkisinin açıkça belirtilmesi gerekir; aksi halde mahkeme, dosyayı vekaletname eksikliği nedeniyle işlemden kaldırabilir. Vekaletname çıkarılmadan önce yetki kapsamının avukatla birlikte netleştirilmesi bu sorunu baştan önler.

Belgeleriniz hazır, dava süreci mi kaldı?

Apostil, tercüme ve vekaletname kontrolünden dava takibine kadar tüm süreçte yanınızdayız.

WhatsApp'tan Yaz

Tanıma Tenfiz Davası Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında boşandım, Türkiye'de otomatik olarak boşanmış sayılır mıyım?+
Hayır. Yabancı mahkeme kararı kural olarak yalnızca verildiği ülkede sonuç doğurur. Türkiye'de boşanmış sayılmak için kararın tanınması gerekir; bu işlem yapılmadan nüfus kayıtlarında evlilik devam ediyor görünür.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?+
Tanıma, yabancı kararın Türkiye'de kesin hüküm sayılmasını sağlar; yalnızca durum tespitidir. Tenfiz ise karara ayrıca icra edilebilirlik kazandırır. Sadece boşanma hükmü için tanıma yeterlidir; nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımı gibi icra gerektiren hükümler için tenfiz gerekir.
Dava açmadan nüfus müdürlüğü veya konsolosluk yoluyla boşanma kararımı tanıtabilir miyim?+
Evet, belirli şartlarda mümkündür. Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A uyarınca, kararın yetkili makamca verilmiş, kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması halinde dava açmadan idari tescil yapılabilir. Ancak nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımı içeren kararlar bu yolla tescil edilemez.
Eski eşim başvuruya yanaşmıyorsa ne yapmalıyım?+
İdari tescil kural olarak eşlerin birlikte başvurmasını gerektirir. Taraflardan biri ölmüş veya yabancı uyrukluysa Türk vatandaşı olan diğer taraf tek başına başvurabilir. Bunun dışındaki hallerde eski eş başvuruya yanaşmıyorsa, yetkili Aile Mahkemesinde tanıma tenfiz davası açılması gerekir.
Tanıma tenfiz davası için Türkiye'ye gelmem gerekir mi?+
Hayır. Tanıma ve tenfiz yetkisini açıkça içeren bir vekaletname düzenlemeniz yeterlidir. Vekaletname bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğundan veya apostil şerhi eklenmek kaydıyla yerel bir noterden alınabilir; süreç Türkiye'deki avukatınız tarafından yürütülür.
Hangi belgeler gerekli, apostil her ülke için şart mı?+
Yabancı mahkeme kararının aslı, kesinleşme şerhi, yeminli tercümesi ve tercümenin noter veya konsolosluk onayı temel belgelerdir. Apostil şerhi yalnızca Lahey Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde alınan kararlar için gerekir. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde bunun yerine ilgili ülkedeki Türk konsolosluğunun tasdiki aranır.
Nafaka, velayet ve mal paylaşımı kararları da otomatik geçerli olur mu?+
Hayır. Bu hükümler icra gerektirdiğinden ayrıca tenfiz edilmesi gerekir. Tedbir nafakası boşanma kesinleşmeden verildiği için tenfize konu olmaz; yoksulluk ve iştirak nafakası tenfiz edilebilir. Velayet kararlarında Türk mahkemesi kamu düzeni yönünden ayrıca inceleme yapar.
Tanıma tenfiz davası açmanın bir süresi (zamanaşımı) var mı?+
Kanunda tanıma tenfiz davası açmak için öngörülmüş bir hak düşürücü süre yoktur. Ancak sürecin gecikmesi; miras, yeniden evlenme ve mal paylaşımı gibi konularda hak kayıplarına yol açabileceğinden, kararın kesinleşmesinin ardından işlemlerin gecikmeksizin başlatılması önerilir.
2026 yılında tanıma tenfiz davası avukatlık ücreti ne kadardır?+
Resmi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde tanıma tenfiz için ayrı bir kalem bulunmadığından, genel Aile Mahkemesi kategorisinden asgari 45.000 TL uygulanır. Bursa Barosu'nun bağlayıcı olmayan 2025-2026 tavsiye tarifesinde ise tenfiz ve tanıma davaları için 92.225 TL öngörülmüştür; bu tavsiye niteliğindedir, ücret dosyanın kapsamına göre avukatla ayrıca belirlenir.

İlgili Yazılar

İlgili Hizmetler

AraWhatsApp