Ana içeriğe geç
Ana Sayfa/Blog/Marka Tescil ve İhlali
Ticaret Hukuku21 Temmuz 2026· 16 dk okuma

Marka Tescil ve İhlali: Hukuki Koruma Yolları (2026)

Marka tescili, işletmenin en değerli varlıklarından birini koruma altına alır. Ancak tescil süreci sadece TÜRKPATENT'e başvurmaktan ibaret değildir. İtiraz süreleri, marka hükümsüzlüğü ile iptal arasındaki fark ve marka hakkına tecavüzde izlenecek hukuki ve cezai yollar bilinmeden atılan adımlar telafisi güç hak kayıplarına yol açar.

Yazan: Av. Mehmet Haşim Alan · Osmangazi / Bursa

Marka Nedir? Marka Tescili Neden Önemlidir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.4 uyarınca marka, bir teşebbüsün ürün ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün ürün ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan her türlü işarettir. Kelimeler, harfler, sayılar, şekiller, sesler ve bunların kombinasyonu marka olarak tescil edilebilir.

SMK m.7/2 uyarınca markanın tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Tescil, marka sahibine izni olmadan üçüncü kişilerin markayı kullanmasını önleme yetkisi veren mutlak bir hak sağlar. Marka hakkı devredilebilir, miras yoluyla intikal edebilir, lisansa konu olabilir, rehin verilebilir ve haczedilebilir.

Tescilsiz kullanımın koruması çok sınırlıdır. Bir işletme yıllarca kullandığı bir ismi tescil ettirmezse, aynı ismi başka biri tescil ettirdiğinde öncelikli kullanım hakkını ispat yükü kendisine düşer ve bu ispat çoğu zaman güçtür. Bu nedenle marka tescili, işletme kimliğinin en güçlü hukuki güvencesidir.

SMK m.31-32 markaları işlevine göre dörde ayırır: ticaret markası, hizmet markası, ortak marka ve garanti markası. Ticaret markası bir işletmenin ürettiği veya piyasaya sürdüğü malları ayırt eder; hizmet markası ise sunulan hizmetleri kapsar. Ortak marka, bir grup işletmenin ürün veya hizmetlerini ortak nitelikleriyle ayırt etmek için birlikte kullanılır ve genellikle ticaret ve sanayi odaları veya kooperatifler tarafından tescil ettirilir.

Garanti markası ise marka sahibinin denetimi altında, işaretin kullanılması hususunda yetki verilen işletmelerin mal veya hizmetlerinin ortak özelliklerini, üretim usulünü veya kalitesini garanti etmek amacıyla kullanılır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük çoğunluğu için doğru seçim ticaret veya hizmet markası tescilidir; ortak marka ve garanti markası daha çok sektörel birlikler için anlam taşır.

Yasal Dayanak

SMK m.4-7Marka tanımı ve tescilden doğan haklar
SMK m.5-6Mutlak ve nispi ret nedenleri
SMK m.18Yayıma itiraz hakkı ve süresi
SMK m.26Markanın iptali (idari) sebepleri
SMK m.29-30Marka hakkına tecavüz ve marka suçları
SMK m.149-156Tazminat davaları ve görevli mahkeme

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır? Süreç ve 2026 Ücretleri

Marka tescil başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) yapılır. Tüzel kişiler adına başvuru, sicile kayıtlı bir marka vekili aracılığıyla gerçekleştirilir. Başvuru elektronik ortamda yapılır ve mal/hizmet sınıflandırması, varsa rüçhan hakkı bilgileri dilekçeye eklenir.

Başvuru önce şekli incelemeden geçer; eksiklik varsa başvuru sahibine tamamlaması için 2 aylık süre tanınır. Şekli inceleme tamamlandıktan sonra başvuru, SMK m.5'teki mutlak ret nedenleri (ayırt edicilik yoksunluğu, tanımlayıcılık gibi) yönünden incelenir. Bu aşamayı geçen başvuru, üçüncü kişilerin itirazına açık olmak üzere 2 ay süreyle Resmi Marka Bülteni'nde yayımlanır.

2026 TÜRKPATENT İşlem Ücretleri (Seçilmiş Kalemler)

İşlemÜcret
Tek sınıflı marka başvuru ücreti2.820 TL
Ek sınıf ücreti (2. sınıftan itibaren)2.820 TL
Marka tescil ücreti7.010 TL
Lisans kayıt ve yenileme ücreti9.870 TL
Rüçhan hakkı kayıt ücreti3.420 TL

İtiraz gelmeyen bir başvuruda tüm süreç ortalama 6-7 ay sürer. 2026 yılında TÜRKPATENT'in mal ve hizmet listesinde yapılan güncelleme, başvuru sınıflandırmasında karışıklıkları azaltmayı amaçlamaktadır; bu nedenle başvuru öncesi güncel sınıflandırma listesinin kontrol edilmesi önemlidir.

Marka Bültenine İtiraz: 2 Aylık Hak Düşürücü Süre

Tescilli marka sahipleri veya ilgili kişiler, bültende yayımlanan bir başvuruya karşı yayın tarihinden itibaren 2 ay içinde TÜRKPATENT'e itiraz edebilir. Bu süre hak düşürücüdür ve uzatılamaz; kaçırıldığında idari itiraz imkanı tamamen ortadan kalkar.

İtirazlar SMK m.6'daki nispi ret nedenlerine dayandırılır: önceki tescilli markayla karıştırılma ihtimali (m.6/1), önceye dayalı kullanım hakkı, tanınmış marka statüsü ve kötüniyetli başvuru (m.6/9) en sık kullanılan gerekçelerdir. İtiraz, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca incelenir ve kısmen veya tamamen kabul ya da reddedilir.

Markalar Dairesi'nin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 ay içinde TÜRKPATENT'in en üst organı olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na (YİDK) ikinci kez itiraz edilebilir. YİDK kararı nihai idari karardır; bu karara karşı, tebliğinden itibaren 2 ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde iptal davası açılabilir. Bu mahkemenin yetkisi kesindir.

Ticaret Hukuku Desteği

Markanız tescil edilmemiş veya ihlale mi uğradı?

Tescil sürecinizi veya tecavüze karşı izleyeceğiniz hukuki yolu birlikte belirleyelim.

Durumumu WhatsApp'tan Sorun

Marka Hükümsüzlüğü ile Marka İptali Arasındaki Fark (2024 Değişikliği)

Bu iki kavram uygulamada sıkça karıştırılır, ancak 10 Ocak 2024'ten itibaren aralarındaki fark daha da belirginleşmiştir. Hükümsüzlük, markanın tescil edildiği anda zaten var olan bir hukuka aykırılık nedeniyle (örneğin karıştırılma ihtimali, kötüniyetli tescil) markanın geçmişe etkili olarak geçersiz sayılmasıdır.

İptal ise tescilden sonra ortaya çıkan sebeplerle markanın ileriye etkili olarak sona erdirilmesidir. SMK m.26 uyarınca en yaygın iptal sebebi, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir neden olmaksızın markanın Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmamış olmasıdır. Kullanım ispatı yükü marka sahibine aittir.

Kritik Değişiklik: İptal Artık Mahkemede Değil TÜRKPATENT'te

10 Ocak 2024 öncesinde iptal talepleri de mahkemeye açılıyordu. Bu tarihten itibaren marka iptali doğrudan TÜRKPATENT'e yapılan idari başvuruyla talep edilir. Kurum kararına karşı, tebliğinden itibaren 2 ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde iptal davası açılabilir. Hükümsüzlük davası ise değişmeden mahkemede açılmaya devam etmektedir.

Bu idari süreç, mahkeme yoluyla açılan davalara kıyasla belirgin biçimde daha hızlı sonuçlanmaktadır. Kullanmama nedeniyle iptal talep eden marka sahipleri için bu güncel yol, zaman ve masraf açısından önemli bir avantaj sunar.

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller ve Cezai Sorumluluk

SMK m.29-30, marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri örnekleyici biçimde sayar: markanın izinsiz kullanılması, taklit markalı ürünlerin üretilmesi, satışa arz edilmesi, satılması, ithal veya ihraç edilmesi bunların başında gelir. Bu fiiller hem hukuki hem cezai sorumluluk doğurur.

Marka Suçları ve Cezaları (SMK m.30)

FiilCeza
İktibas/iltibas yoluyla üretim, satış, ithalat, ihracat1-3 yıl hapis + 20.000 güne kadar adli para cezası
Marka koruması işaretini yetkisiz kaldırma1-3 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası
Yetkisiz devir, lisans veya rehin tesisi2-4 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası

SMK'da özel bir şikayet süresi düzenlenmediğinden TCK m.73 uygulanır: marka hakkı sahibi, tecavüzü ve failini öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmalıdır. Bu süre geçirilirse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Kanun, belirli şartlarda etkin pişmanlık hükmü de içerir. SMK m.30/7 uyarınca, taklit markalı malı satan veya satışa arz eden kişi, bu malı nereden temin ettiğini bildirir ve üretenlerin ortaya çıkarılmasını sağlarsa hakkında ceza verilmez. Bu hüküm, tedarik zincirinin üst kademesindeki üreticilere ulaşmayı teşvik eder.

Marka Hakkına Tecavüzde Tazminat Davası: Zorunlu Arabuluculuk Şartı

SMK m.149-151, marka hakkı sahibine tecavüzün tespiti, durdurulması, tecavüz konusu ürünlere el konulması ve maddi/manevi tazminat taleplerini bir arada sunar. Maddi tazminat, hak sahibinin fiili kaybını ve yoksun kaldığı kazancı kapsar; yoksun kalınan kazanç hesaplanırken tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya olası lisans bedeli esas alınabilir.

Az bilinen ama uygulamada belirleyici bir nokta vardır: marka hakkına tecavüzden doğan tazminat davaları, Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5/A uyarınca mutlak ticari dava sayılır. Bu nedenle dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan açılan tazminat davası, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Marka sahibi, zararını somut biçimde ortaya koyabilmek için SMK m.150 uyarınca tazminat davası açmadan önce delil tespiti talep edebilir; bu yolla mütecavizden gerekli defter ve belgeler istenebilir. Ürünün kötü kullanılması veya uygunsuz piyasaya sürülmesi nedeniyle markanın itibarı zarar görürse, SMK m.150/2 kapsamında ayrıca itibar tazminatı da talep edilebilir.

Tescilsiz Marka Kullanımının Korunması

Tescilsiz bir işareti uzun süredir kullanan işletmeler, tescilli marka sahiplerine kıyasla çok daha zayıf bir hukuki konumdadır. Yıllarca kullanılan ama tescil ettirilmemiş bir ismi başkası tescil ettirirse, önceki kullanıcının elinde kalan tek imkan yayın süresinde itiraz etmek veya sonradan hükümsüzlük davası açmaktır.

Bu itiraz veya davada öncelikli kullanımı ispat yükü, tescilsiz kullanıcıya aittir. Faturalar, reklam kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve web sitesi arşiv görüntüleri bu ispatın temel dayanaklarıdır. İspat başarılı olsa bile süreç, doğrudan tescilli bir markaya sahip olmaya kıyasla çok daha uzun ve belirsizdir.

Markanın tanınmışlık düzeyine ulaşması istisnai bir koruma sağlar; tescilsiz olsa dahi geniş kitlelerce bilinen bir işaret SMK kapsamında korunabilir. Ancak bu koruma yüksek bir ispat yükü gerektirir ve genellikle büyük ölçekli, uzun süredir bilinen markalar için mümkündür. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için en güvenli yol, işareti kullanmaya başlar başlamaz tescil başvurusunu yapmaktır.

Bursa'da Marka Davası: Görevli Mahkeme ve Somut Örnek

SMK m.156 uyarınca marka davalarında görevli mahkeme, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'dir. Ancak bu ihtisas mahkemeleri yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir'de kurulmuştur; diğer illerde görev alanına giren dava ve işlere asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri bakar.

Bursa'da bu görevlendirme somut bir mahkeme kararıyla da doğrulanmıştır. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/525 Esas, 2023/622 Karar sayılı dosyasında, davacının markaya dayalı bir talebi yanlışlıkla Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açması üzerine mahkeme, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 30.05.2018 tarih ve 839 sayılı kararına atıfla, bu tür davalara Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bakmakla görevli olduğuna hükmetmiştir.

Bu ayrımın gözden kaçırılması, davanın yanlış mahkemede açılmasına ve görevsizlik kararıyla değerli zaman kaybına yol açar. Osmangazi merkezli büromuz, marka tescil başvurusundan itiraz sürecine, tecavüz tespitinden tazminat ve ceza davalarına kadar marka hukukunun tüm aşamalarında hukuki destek sunmaktadır.

Marka Tescil ve İhlali Hakkında Sık Sorulan Sorular

Marka tescil başvurusu ne kadar sürer?+
İtiraz gelmeyen bir başvuruda süreç ortalama 6-7 ay sürer. Yayın süresinde itiraz gelirse bu süre 8-9 aya, itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na taşınması halinde 13-15 aya, iki kez itiraz yaşanan dosyalarda ise yaklaşık 24 aya kadar uzayabilir.
Markamı tescilsiz kullanıyorum, korumam var mı?+
Tescilsiz kullanım çok sınırlı korumaya sahiptir. Marka tanınmış marka düzeyindeyse SMK kapsamında korunabilir; aksi halde yalnızca haksız rekabet hükümlerine dayanılabilir. Başkası aynı markayı tescil ettirirse, öncelikli kullanım hakkınızı yayın itirazında veya sonradan açılacak hükümsüzlük davasında ispat yükü size ait olur. Bu nedenle marka tescili en güçlü koruma yoludur.
Marka hükümsüzlüğü ile marka iptali arasındaki fark nedir?+
Hükümsüzlük, tescil anında var olan bir hukuka aykırılık nedeniyle markanın geçmişe etkili olarak geçersiz sayılmasıdır ve Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan bir dava ile istenir. İptal ise tescilden sonra ortaya çıkan sebeplerle (5 yıl kullanmama, jenerikleşme gibi) markanın ileriye etkili sona erdirilmesidir; 10 Ocak 2024'ten itibaren doğrudan TÜRKPATENT'e başvurularak talep edilir.
Marka hakkına tecavüz suçunda şikayet süresi ne kadardır?+
Sınai Mülkiyet Kanunu'nda özel bir şikayet süresi düzenlenmediğinden Türk Ceza Kanunu m.73 uygulanır. Marka hakkı sahibi, tecavüzü ve failini öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmalıdır. Bu süre geçirilirse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Başkası markamı kötüniyetle tescil ettirdi, ne yapabilirim?+
Başvuru henüz bültende yayın aşamasındaysa 2 ay içinde TÜRKPATENT'e itiraz edilmelidir. Tescil tamamlanmışsa Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde SMK m.6/9 kapsamında kötüniyet gerekçesiyle hükümsüzlük davası açılabilir. Kötüniyet iddiasını ispat yükü, bunu ileri süren tarafa aittir.
Marka tazminat davası açmadan önce arabuluculuk şart mı?+
Evet. Marka hakkına tecavüzden doğan tazminat talepleri, Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5/A uyarınca mutlak ticari dava sayılır ve dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Ancak marka sahibi, zararını belirlemek amacıyla tazminat davasından önce veya arabuluculuk sürecinde delil tespiti talep edebilir.
Bursa'da marka davasına hangi mahkeme bakar?+
Bursa'da ayrı bir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmadığından, bu mahkemenin görev alanına giren marka davalarına Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 30.05.2018 tarihli kararı uyarınca Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bakar.

İlgili Hizmetler

İlgili Blog Yazıları

Ücretsiz İlk Görüşme

Marka Hukukunda Uzman Desteği Alın

İtiraz süreleri kısa ve hak düşürücüdür. Marka hakkına tecavüzde doğru yolu (hukuki, cezai veya her ikisi) baştan belirlemek, sonradan telafisi güç kayıpları önler. Av. Mehmet Haşim Alan, Osmangazi merkezli çalışmasıyla marka hukuku süreçlerinde yanınızda.

Gülbahçe Mah. Dr. Sadık Ahmet Cad. No:17-19 D:52, Osmangazi / Bursa

AraWhatsApp