Ana içeriğe geç
Ana Sayfa/Blog/HAGB 2026'da Kaldırılıyor mu?
Ceza Hukuku26 Temmuz 2026· 19 dk okuma

HAGB 2026'da Kaldırılıyor mu? AYM İptali ve 30 Eylül Süreci

HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hâlâ yürürlükte, ama tarihinin en kritik dönemecinde. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı 30 Eylül 2026'da sonuç doğuracak; 12. Yargı Paketi'ndeki akıbeti ise son anda belirsizleşti. Bu yazıda güncel durumu, 30 Eylül senaryolarını ve Bursa'da izlenecek stratejiyi bulacaksınız.

Yazan: Av. M. Haşim Alan · Osmangazi / Bursa

HAGB Nedir? CMK 231 Şartları ve Şu Anki Durum

HAGB, hükmün açıklanmasının geri bırakılması anlamına gelir. Mahkeme bir suç işlendiği kanaatine varır ve bir hüküm kurar. Ancak bu hükmü açıklamayı belirli bir süre için erteleyip askıya alır. CMK 231'de düzenlenen bu kurum, sanığa ikinci bir şans tanır.

HAGB uygulanabilmesi için hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. 8. Yargı Paketi ile yapılan değişiklik sonrası sanığın bu kurumu ayrıca kabul etmesi aranmıyor; mahkeme şartlar oluştuğunda doğrudan karar verebiliyor. Karar verilirse sanık 5 yıllık bir denetim süresine tabi tutulur.

Denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer. Hüküm hiçbir hukuki sonuç doğurmadan ortadan kalkar. HAGB kararına karşı itiraz süresi, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür.

Mahkeme, denetim süresi boyunca sanığa belirli yükümlülükler de yükleyebilir. Bunlar arasında bir meslek eğitimine devam etme, belirlenen yerlere gitme yasağı veya mağdurun zararını giderme sayılabilir. Yükümlülüklere uyulmaması, denetim süresinin uzatılmasına ya da hükmün açıklanmasına yol açabilir.

Uygulamada mahkemeler, çoğu basit dosyada ek bir yükümlülük belirlemeden yalnızca 5 yıllık denetim süresini esas alır. Ek yükümlülük genellikle mağdura yönelik suçlarda veya tekrarlanma riski yüksek görülen dosyalarda tercih edilir.

Aynı denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez HAGB verilemez. Kurum halk arasında "sabıka oluşturmayan ceza" olarak bilinir. Bu tabir eksiktir; denetim süresi ihlal edilirse hüküm açıklanır ve ceza infaz edilir.

HAGB, 2005 yılında yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK ile hukukumuza girdi. O tarihten bugüne birçok kez değiştirildi; kabul şartı kaldırıldı, istinaf yolu açıldı, denetim süresi yeniden düzenlendi. Bugünkü tartışma, bu uzun değişim sürecinin son ve en kritik halkası.

HAGB Neden Kaldırılıyor? Anayasa Mahkemesi'nin İptal Gerekçesi

Anayasa Mahkemesi kararıyla CMK 231'in HAGB'yi düzenleyen fıkraları iptal edildi. Karar, 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal, HAGB kurumunun tamamını değil, belirli bir boşluğu hedef alıyor.

Gerekçe nettir: kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa m.17 kapsamındaki işkence, eziyet ve kötü muamele suçlarında HAGB'yi dışlayan açık bir kural bulunmuyor. Mahkemeye göre bu eksiklik, devletin faile orantılı ceza verme ve mağdura etkili giderim sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmıyor.

Bu, Anayasa Mahkemesi'nin HAGB üzerindeki ilk müdahalesi değil. Kurum, benzer gerekçelerle 2023'te de iptal edilmiş, sonrasında 8. Yargı Paketi'yle 2024'te yeniden kurulmuştu. O düzenleme, sanığın kabul şartını kaldırmış ve istinaf yolunu açmıştı; ancak kamu görevlisi suçlarına ilişkin istisnayı yeterince netleştirmemişti.

HAGB, birkaç yıldır yasama ile yüksek yargı arasında tekrarlayan bir gerilim hattı haline geldi. Meclis kurumu yeniden düzenledikçe, Anayasa Mahkemesi belirli bir eksiklik üzerinden yeniden iptal ediyor. Bu döngü, hukuk uygulayıcıları için ciddi bir öngörülebilirlik sorunu yaratıyor.

Anayasa Mahkemesi kararları kural olarak yayımıyla birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu kararda mahkeme, boşluğun doğuracağı kargaşayı önlemek için iptali erteledi. İptal hükümleri, yayımdan 9 ay sonra, 30 Eylül 2026'da yürürlüğe girecek.

Mahkemenin "orantılı ceza" ve "etkili giderim" vurgusu tesadüfi değildir. Anayasa m.17, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını güvence altına alır; kamu görevlisinin bu hakka yönelik ağır ihlallerinde devletin caydırıcı bir yaptırım uygulaması beklenir. HAGB'nin istisnasız uygulanması, mahkemeye göre bu beklentiyi zedeliyor.

30 Eylül 2026'da Ne Olacak? İki Senaryo

30 Eylül 2026, HAGB'nin kaderini belirleyecek kırılma tarihi. O güne kadar TBMM yeni bir düzenleme yapmazsa CMK 231'in iptal edilen fıkraları kendiliğinden yürürlükten kalkacak. Aşağıdaki tablo iki olası senaryoyu özetliyor.

SenaryoKoşulSonuç
A — Düzenleme yetişirAYM'nin aradığı istisna kanunla eklenirHAGB kesintisiz devam eder
B — Boşluk doğar30 Eylül'e kadar düzenleme yapılmazCMK 231/5-14 yürürlükten kalkar, yeni HAGB kararı verilemez

Senaryo B gerçekleşirse mahkemeler, HAGB şartlarını taşıyan dosyalarda artık bu kurumu uygulayamaz. Sanıklar için erteleme (TCK 51) ve seçenek yaptırımlar ana alternatif haline gelir. Bu, aynı suçu işleyen iki sanığın, dava tarihine göre farklı sonuçlarla karşılaşması anlamına gelir.

Seçenek yaptırımlar, kısa süreli hapis cezasının para cezasına, kamu yararına çalışmaya veya belirli bir meslek ya da sanatı yapmaktan yoksun bırakılmaya çevrilmesini ifade eder. Mahkeme bu yaptırımlardan birini seçerken sanığın kişiliğini ve suçun işleniş biçimini dikkate alır. HAGB olmadan bu seçenekler daha sık gündeme gelecektir.

Her iki senaryoda da mevcut HAGB kararları ve süren denetimler geçerliliğini korur. İptal, kural olarak ileriye etkilidir. 30 Eylül öncesi kesinleşen kararlar bu belirsizlikten etkilenmez.

  1. Yargı Paketi HAGB'yi Yeniden mi Düzenledi? Güncel Belirsizlik

"Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak biliniyor. Teklif, 16 Temmuz 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Yazının hazırlandığı tarihte kanun henüz Resmî Gazete'de yayımlanmadı.

Paketin komisyon aşamasındaki metninde, CMK 231'i Anayasa Mahkemesi'nin aradığı istisnayla birlikte yeniden düzenleyen bir madde yer alıyordu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu madde, 16 Temmuz'daki Genel Kurul görüşmelerinde metinden çıkarılmış olabilir. Kaynaklar arasında bu konuda çelişki var.

  1. Yargı Paketi yalnızca HAGB'yi değil, çok sayıda alanı etkiliyor. TCK 158'de banka hesabının dolandırıcılıkta kullanılmasına ilişkin (IBAN mağduriyeti olarak bilinen) düzenleme kabul edilen metinde yer alıyor. İdari ve vergi yargısında tek hâkimle görülecek dava sınırı genişliyor; istinaf ve temyiz sistemi de değişiyor.

Paket ayrıca mirasçılara ait taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasının satış usulünü yeniden düzenliyor. Bu, 12. Yargı Paketi'nin ceza hukukuyla sınırlı olmayan, icra-iflas ve idari yargıyı da kapsayan geniş bir reform olduğunu gösteriyor. Genel af veya toplu infaz indirimi düzenlemesi ise paket kapsamında bulunmuyor.

Güncel Takip Notu

HAGB maddesinin kesin akıbeti, kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla netleşecek. Bu yazı, yayım gerçekleştiğinde güncellenecektir. Dosyanızda zamanlama önemliyse güncel durumu bizimle teyit edin.

Kamuoyunda bu belirsizlik nedeniyle "HAGB kaldırıldı mı" sorusu sık sorulmaya başlandı. Doğru cevap, bugün için hayırdır; ancak 30 Eylül sonrasına dair kesin bir güvence de şu an için verilemez. Bu iki tarih arasındaki üç aylık pencere, ceza hukuku uygulayıcıları için yakından izlenmesi gereken bir dönem.

HAGB Hangi Suçlarda Sık Görülür? Pratik Örnekler

HAGB, ceza üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlarda gündeme geldiği için uygulamada belirli suç tiplerinde yoğunlaşır. Basit yaralama, hakaret, tehdit, kasıtlı olmayan trafik kazaları ve ilk kez işlenen basit uyuşturucu kullanımı bunların başında gelir. Bu dosyaların ortak özelliği, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmamasıdır.

Trafik kazası sonucu taksirle yaralamaya sebep olan sürücüler için HAGB, sık başvurulan bir sonuçtur. Kusur oranı ve mağdurun zararının giderilmiş olması, mahkemenin HAGB kararı verirken göz önünde bulundurduğu unsurlar arasındadır. Bu tür dosyalarda zararın erken aşamada tazmin edilmesi, sürecin lehe işlemesini kolaylaştırır.

Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret ve tehdit suçlarında da HAGB sıkça uygulanıyor. Bu dosyalarda sanığın ilk kez suç işlemiş olması ve mağdurla uzlaşma girişiminde bulunması, mahkemenin takdirini etkileyen önemli unsurlardır. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda önce uzlaştırma süreci işletilir, ardından HAGB değerlendirilir.

Ağır suçlarda, örneğin nitelikli dolandırıcılık veya nitelikli yaralamada, ceza üst sınırı 2 yılı aştığından HAGB zaten mümkün değildir. Bu nedenle 30 Eylül belirsizliği en çok, yukarıda sayılan hafif ve orta ağırlıktaki suç dosyalarını ilgilendiriyor.

İş kazası veya trafik kazası sonucu taksirle ölüme sebebiyet verme suçlarında ceza üst sınırı genellikle 2 yılın üzerinde kaldığından HAGB nadiren gündeme gelir. Bu tür dosyalarda savunma stratejisi, HAGB yerine doğrudan kusur oranına itiraz ve ceza indirimi sebepleri üzerine kurulur.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlarda HAGB Süreci Nasıl İşler?

CMK m.253'te sayılan suçlarda, dava açılmadan önce uzlaştırma prosedürü zorunludur. Basit yaralama, tehdit, hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlali gibi suçlar bu kapsamdadır. Uzlaştırmacı, mağdur ile şüpheliyi bir araya getirerek zararın giderilmesini ve anlaşmayı amaçlar.

Uzlaştırma sağlanırsa dosya, kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da kamu davasının düşmesiyle sonuçlanır; HAGB tartışması bu aşamaya gelmeden biter. Uzlaştırma sağlanamazsa dosya normal yargılama sürecine döner ve mahkeme, şartlar oluşursa HAGB kararı verebilir.

Mahkeme, HAGB kararı verirken mağdurun zararının giderilip giderilmediğini ayrıca değerlendirir. Uzlaştırma girişiminde bulunulmuş ama anlaşma sağlanamamış olması, sanık lehine bir çaba olarak dikkate alınabilir. Bu nedenle uzlaştırma sürecinde iyi niyetli tutum, sonraki aşamaları da etkiler.

Bursa'da uzlaştırma büroları, Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde görev yapar ve dosyaları listeye kayıtlı uzlaştırmacılara havale eder. Bu sürecin doğru yönetilmesi, hem uzlaştırma hem HAGB ihtimalini birlikte güçlendirir.

Mevcut HAGB Kararları ve Denetim Süreleri Etkilenir mi?

Hakkında daha önce HAGB kararı verilmiş kişiler için endişe yersiz. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, kural olarak yalnızca ileriye dönük sonuç doğurur. Geçmişte verilmiş kararlar ve devam eden denetim süreleri geçerliliğini sürdürür.

Denetim süresi içindeki yükümlülükler de aynen devam eder. Kasıtlı bir suç işlenmemesi ve mahkemenin belirlediği koşullara uyulması şartı değişmez. Bu süreçte yükümlülük ihlali yaşanırsa, iptal tartışmasından bağımsız olarak hüküm açıklanabilir.

Denetim süresi 30 Eylül 2026'dan önce sona erecek ve iyi halli geçirilmiş dosyalarda dava düşme kararı da normal seyrinde verilecektir. İptal tartışması, yalnızca henüz karar verilmemiş, HAGB şartları oluşmuş ama karar tarihi 30 Eylül sonrasına sarkabilecek dosyaları ilgilendiriyor.

Asıl belirsizlik, 30 Eylül 2026'dan sonra kesinleşecek veya karara bağlanacak yeni dosyalarda ortaya çıkıyor. Bu nedenle dosyası HAGB eşiğinde olan sanıklar için zamanlama, artık teknik bir ayrıntı değil doğrudan bir savunma stratejisi meselesi haline geldi.

HAGB Sonrası Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir?

HAGB kararı, adli sicil kaydına işlenmez. Ancak kayıt tamamen yok olmaz; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca özel bir arşiv kaydı sisteminde tutulur. Bu kayıt, adli sicil sorgusunda görünmez; yalnızca belirli kurumların yetkili başvurusuyla ulaşılabilir.

Arşiv kaydı, denetim süresinin dolmasıyla birlikte oluşur ve 5 yıl saklanır. Bu süre sonunda kayıt, ilgilinin talebi olmasa bile kendiliğinden silinir. Kişinin ölümü halinde de kayıt derhal silinir.

Arşiv kaydı, güvenlik soruşturması gerektiren bazı kamu görevlerine atanmada değerlendirmeye alınabilir. Bu durum, HAGB'nin adli sicile hiç işlememesine rağmen bazı meslek gruplarında hâlâ dikkate alınabildiği anlamına gelir. Silinme süresi dolmadan yapılan başvurularda bu ayrımın bilinmesi önemlidir.

Denetim süresi ihlal edilip hüküm açıklanırsa durum değişir; bu takdirde kayıt, normal bir mahkumiyet kaydı olarak adli sicile işler ve silinme süreleri de mahkumiyet hükümlerine göre belirlenir.

HAGB ile Cezanın Ertelenmesi (TCK 51) Arasındaki Fark

HAGB ve cezanın ertelenmesi sık karıştırılan iki farklı bireyselleştirme kurumudur. Aradaki fark, 30 Eylül sonrası bir boşluk doğması ihtimalinde önem kazanıyor; erteleme, HAGB'nin yerini kısmen doldurabilecek ana alternatif.

KriterHAGB (CMK 231)Erteleme (TCK 51)
Hüküm kurulur muKurulur ama açıklanmazKurulur ve açıklanır
Adli sicile işler miHayır, sonuç doğurmazEvet, mahkumiyet olarak işler
Uygulanabildiği cezaHapis ve adli para cezasıYalnızca hapis cezası
Süreç sonuUyulursa dava düşerUyulursa ceza infaz edilmiş sayılır

Erteleme, mahkumiyet hükmünün varlığını kabul eder; yalnızca cezaevinde infazından şartlı olarak vazgeçer. HAGB ise ortada sonuç doğuracak bir hüküm bırakmaz. Bu fark, güvenlik soruşturması ve bazı meslek gruplarına giriş şartları açısından pratik sonuçlar doğurur.

Kamu görevine atanmak isteyenler için bu ayrım özellikle önemlidir. HAGB kararı adli sicile işlemediği için güvenlik soruşturmasında farklı değerlendirilir; erteleme kaydı ise mahkumiyet olarak görünür. Bu konudaki itiraz süreçlerini güvenlik soruşturması itirazı yazımızda ayrıntılı ele aldık.

30 Eylül'de boşluk doğarsa, daha önce HAGB alabilecek sanıklar artık erteleme veya seçenek yaptırımlarla değerlendirilecek. Bu, aynı fiil için adli sicil kaydının oluşması anlamına gelebilir. Dosya bazında bu farkın avukatla birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Seçenek yaptırımlar ile erteleme birbirinden bağımsız değildir; mahkeme önce cezayı seçenek yaptırıma çevirip çevirmeyeceğine, ardından kalan hapis cezasını erteleyip ertelemeyeceğine karar verebilir. Bu iki kurumun birlikte değerlendirilmesi, HAGB olmadan da sanık lehine sonuçlar doğurabilir.

Dosyanızda HAGB zamanlaması mı belirsiz?

30 Eylül öncesi ve sonrası senaryolara göre savunma stratejinizi birlikte planlayalım.

WhatsApp'tan Yaz

HAGB Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

HAGB kararına karşı itiraz süresi, kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür. İtiraz dilekçesi, kararı veren mahkemeye sunulur ve dosya incelenmek üzere itiraz merciine gönderilir. Süre kaçırılırsa karar kesinleşir.

İtiraz mercii, kararı veren mahkemeye göre değişir. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği HAGB kararına itiraz, o yer Ağır Ceza Mahkemesi'nde incelenir. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararlara itiraz ise Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili ceza dairesine yapılır.

Sanık, HAGB yerine beraat veya mahkumiyet talep etmek için itiraz edebilir. Katılan taraf ise HAGB şartlarının hatalı değerlendirildiğini, örneğin mağdurun zararının giderilmediğini ileri sürebilir. Her iki taraf da itiraz hakkına sahiptir.

Denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenirse durum farklıdır. Yeni suçu yargılayan mahkeme, durumu HAGB kararını veren mahkemeye bildirir. Bu mahkeme, ertelenen hükmü açıklayıp açıklamayacağına karar verir; bu karara karşı da itiraz yolu açıktır.

İtiraz sürecinde en sık karşılaşılan hata, 7 günlük sürenin kaçırılmasıdır. Tebligatın tam olarak hangi tarihte yapıldığının doğru tespiti, itiraz hakkının korunması açısından belirleyicidir.

İtiraz dilekçesinde somut ve gerekçeli olmak belirleyicidir. Yalnızca "kararı kabul etmiyorum" ifadesi yeterli değildir; hangi şartın hatalı değerlendirildiği, hangi delilin dikkate alınmadığı açıkça yazılmalıdır. İtiraz mercii, dosya üzerinden inceleme yaptığından dilekçenin niteliği sonucu doğrudan etkiler.

HAGB Kararına İstinaf Yolu Açık mı?

HAGB kararlarına karşı uzun süre yalnızca itiraz yolu vardı; istinaf kapalıydı. 8. Yargı Paketi ile bu kural değişti ve HAGB kararlarına karşı istinaf yolu da açıldı. Bu değişiklik, sanık ve katılan tarafın hak arama imkânını genişletti.

İstinaf, itirazdan farklı bir denetim yoludur. İtiraz genellikle dosya üzerinden incelenirken, istinaf başvurusunda Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açarak dosyayı esastan yeniden değerlendirebilir. Bu, özellikle karmaşık kusur veya delil değerlendirmesi içeren dosyalarda önemli bir güvence sağlar.

İstinaf başvuru süresi de kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gündür. Süre, itirazla aynıdır; ancak başvurunun hangi yola (itiraz mı istinaf mı) yönlendirileceği, kararı veren mahkemenin türüne ve talebin niteliğine göre değişebilir.

Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf incelemesi sonucunda verdiği karar, HAGB kararını onaylayabilir, kaldırabilir veya değiştirebilir. Bursa'da bu incelemeler, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne bağlı ilgili ceza dairelerinde yürütülür. Karar kesinleştiğinde, tarafların başvurabileceği son yol kural olarak Yargıtay'dır; ancak HAGB kararlarında bu yol istisnai hallerle sınırlıdır.

30 Eylül Sonrası Savunma Stratejisi: HAGB Mümkün Değilse Ne Yapılmalı?

Senaryo B gerçekleşir ve HAGB geçici olarak uygulanamaz hale gelirse, savunma stratejisinin ağırlık merkezi değişir. Öncelik, mağdurun zararının erken aşamada giderilmesine ve uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaşma sağlanmasına kayar. Bu adımlar, hem erteleme hem seçenek yaptırım kararlarında hâkimin takdirini olumlu etkiler.

İkinci öncelik, duruşma takviminin yönetilmesidir. Dosyanın 30 Eylül öncesine denk gelip gelmeyeceği net değilse, duruşma erteleme veya hızlandırma taleplerinin zamanlaması avukatla birlikte planlanmalıdır. Bazı dosyalarda bilirkişi incelemesi gibi süreçlerin hızlandırılması, kararın 30 Eylül öncesine yetişmesini sağlayabilir.

Üçüncü olarak, mevzuattaki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekir. 12. Yargı Paketi'nin Resmî Gazete'de yayımlanma tarihi ve nihai içeriği, dosyanın seyrini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle HAGB eşiğindeki her dosyada güncel mevzuat durumu, duruşma öncesinde yeniden kontrol edilmelidir.

Dördüncü olarak, delil toplama süreci hiçbir senaryoda ertelenmemelidir. Tanık beyanı, ekspertiz raporu ve zararın giderildiğine dair belgeler, HAGB de verilse erteleme de uygulansa dosyanın lehe sonuçlanmasında belirleyici kalır. Bu deliller ne kadar erken toplanırsa savunma o kadar güçlenir.

Beşinci olarak, sanığın kişisel ve sosyal durumunu gösteren belgeler hazırlanmalıdır. Düzenli iş sahibi olma, ailevi sorumluluklar ve toplumla bütünleşme düzeyi, hem HAGB hem erteleme kararlarında mahkemenin takdir yetkisini kullanırken dikkate aldığı unsurlardır. Bu belgelerin dosyaya erken sunulması, savunmanın gücünü artırır.

Bursa'da Ceza Davanızda HAGB Stratejisi: Zamanlama Neden Kritik?

Bursa Adliyesi'ndeki Asliye Ceza ve Ağır Ceza mahkemelerinde görülen dosyalarda HAGB, hâlâ en sık başvurulan bireyselleştirme kurumlarından biri. Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım'daki adliye binalarında görülen basit yaralama, tehdit ve hakaret gibi dosyalarda savunma stratejisi büyük ölçüde HAGB ihtimaline göre kuruluyor.

30 Eylül 2026 eşiği, Bursa'daki dosyalar için de geçerli. Duruşma tarihi bu eşikten önceye denk gelen dosyalarda HAGB hâlâ mümkünken, sonrasına sarkması muhtemel dosyalarda erteleme veya seçenek yaptırım seçenekleri de gündeme alınmalı. Duruşma erteleme talepleri bu hesaba göre değerlendirilmeli.

Bursa Organize Sanayi Bölgesi ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi çevresinde, işyerinde yaşanan basit yaralama ve tehdit dosyaları da bu belirsizlikten etkilenen tipik örnekler arasında. Taraflar arasında erken uzlaşma sağlanması, bu dosyalarda hem HAGB hem alternatif kararlar için lehe bir zemin oluşturuyor.

Büromuz, dosyanızın duruşma takvimini 30 Eylül eşiğine göre değerlendirerek savunma stratejisi kuruyor. Gülbahçe Mahallesi'ndeki ofisimizden Bursa genelindeki ceza dosyalarına hukuki destek sağlıyoruz.

Bursa Barosu'na bağlı CMK servisi, maddi durumu yetersiz şüpheli ve sanıklara müdafi ataması yapar; ancak bu süreçte HAGB stratejisinin dosyaya özel planlanması için özel bir avukatla çalışmak, güncel mevzuat belirsizliğinin yönetilmesi açısından önemli bir avantaj sağlar.

HAGB Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

Sanıkların en sık düştüğü hata, duruşmaya avukatsız girmek ve HAGB teklifini sorgusuzca kabul etmektir. HAGB her zaman en avantajlı sonuç değildir; bazı dosyalarda beraat ihtimali güçlüyken HAGB kabul edilmesi, bu ihtimalin değerlendirilmeden feda edilmesi anlamına gelebilir.

İkinci sık hata, mağdurun zararını gidermeyi son ana bırakmaktır. Tazminat ödemesi veya özür beyanı gibi adımlar, duruşmadan hemen önce değil, soruşturma aşamasında atılırsa mahkemenin takdirini daha güçlü şekilde etkiler. Geç kalınan bir jest, aynı hukuki ağırlığı taşımayabilir.

Üçüncü hata, denetim süresindeki yükümlülüklerin önemsenmemesidir. HAGB kararı verildikten sonra sanıklar bazen süreci bitmiş sayar. Oysa denetim süresi boyunca kasıtlı suç işlenmemesi ve varsa ek yükümlülüklere uyulması, dava düşmesinin ön koşuludur.

Dördüncü hata, 2026'daki mevzuat belirsizliğini takip etmemektir. Dosyası 30 Eylül eşiğine yakın olan sanıkların, duruşma tarihini ve güncel mevzuat durumunu düzenli aralıklarla avukatıyla kontrol etmesi gerekir. Bu takip, olası bir boşluk döneminde savunmanın hazırlıksız yakalanmasını önler.

HAGB Meslek Hayatına, Güvenlik Soruşturmasına ve Silah Ruhsatına Etkisi

HAGB kararı adli sicile işlemediği için özel sektörde çalışma hayatını kural olarak etkilemez. İş başvurularında istenen adli sicil kaydında HAGB görünmez; işveren bu kararı normal koşullarda öğrenemez. Bu, HAGB'yi tercih eden sanıklar açısından en önemli avantajlardan biridir.

Kamu görevine giriş sürecinde durum farklılaşabilir. 7315 sayılı Kanun kapsamındaki güvenlik soruşturmasında, arşiv kaydı belirli pozisyonlar için değerlendirmeye alınabilir. Polislik, askerlik ve bazı istihbarat görevleri gibi hassas kadrolarda bu değerlendirme daha katıdır; sıradan memuriyet kadrolarında ise etkisi genellikle sınırlıdır.

Silah ruhsatı başvurularında da benzer bir değerlendirme yapılır. Emniyet birimleri, ruhsat başvurusunu incelerken kişinin arşiv kaydını sorgulayabilir; özellikle şiddet içerikli suçlardan verilen HAGB kararları bu başvurularda olumsuz değerlendirilebilir.

Sürücü belgesi (ehliyet) açısından HAGB kararının doğrudan bir etkisi yoktur; trafik güvenliğini tehlikeye sokan belirli suçlarda mahkeme ayrıca sürücü belgesinin geri alınmasına hükmedebilir, ancak bu HAGB'nin kendisinden değil ilgili özel hükümden kaynaklanır.

Bu Yazı Ne Zaman Güncellenecek? HAGB Sürecini Nasıl Takip Ediyoruz

HAGB konusundaki bu belirsizlik, tek seferlik bir gelişme değil; 30 Eylül 2026'ya kadar birden fazla aşamadan geçecek canlı bir süreç. 12. Yargı Paketi'nin Resmî Gazete'de yayımlanması, ilk kritik eşik olacak.

Yayımlanan metinde HAGB maddesinin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa hangi istisnalarla düzenlendiği netleşir netleşmez bu yazı güncellenecek. 30 Eylül 2026 tarihine yaklaştıkça, mahkeme uygulamalarındaki eğilimler de ayrıca değerlendirilecek.

Dosyanızda HAGB ihtimali gündemdeyse, bu sayfadaki güncel duruma ek olarak dosyanıza özel görüş almanızı öneririz. Mevzuattaki her değişiklik, aynı suç tipinde bile farklı sonuçlar doğurabilir.

Bu tür mevzuat değişikliklerini yalnızca haber başlıklarından takip etmek yeterli değildir. Kanunun nihai metni, geçiş hükümleri ve uygulama tarihleri genellikle ilk haberlerden farklı çıkabilir. Güncel ve doğrulanmış bilgiyle hareket etmek, dosyanızın seyrini olumlu etkiler.

HAGB — Sık Sorulan Sorular

HAGB şu an yürürlükte mi?+
Evet. Temmuz 2026 itibarıyla HAGB (CMK 231) yürürlüktedir. Şartları taşıyan sanıklar hakkında hâlâ hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmektedir. Tartışma, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının 30 Eylül 2026'da sonuç doğuracak olmasından kaynaklanmaktadır.
HAGB neden kaldırılıyor, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi nedir?+
Anayasa Mahkemesi kararıyla CMK 231'in ilgili fıkraları iptal edilmiştir. Gerekçe, kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği; Anayasa m.17 kapsamındaki işkence, eziyet ve kötü muamele suçlarında HAGB'yi açıkça dışlayan bir istisna kuralının bulunmayışıdır.
30 Eylül 2026'dan sonra HAGB kararı verilebilir mi?+
Bu, 12. Yargı Paketi'nin nihai metnine bağlıdır. Düzenleme bu tarihe kadar netleşirse HAGB kesintisiz devam edebilir. Netleşmezse CMK 231'in iptal edilen fıkraları yürürlükten kalkar ve yeni HAGB kararı verilemez hale gelir.
12. Yargı Paketi HAGB'yi yeniden düzenledi mi?+
Kesin değil. Komisyon metninde CMK 231'i yeniden düzenleyen bir madde vardı, ancak 16 Temmuz 2026'daki Genel Kurul görüşmelerinde bu maddenin metinden çıkarılmış olabileceğine dair çelişkili bilgiler bulunuyor. Kesin durum, Resmî Gazete'de yayımlanacak nihai metinle netleşecek.
Hakkımda daha önce verilmiş HAGB kararı iptalden etkilenir mi?+
Hayır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı kural olarak ileriye etkilidir. Mevcut HAGB kararları ve devam eden denetim süreleri geçerliliğini korur.
HAGB ile cezanın ertelenmesi arasındaki fark nedir?+
HAGB'de mahkeme hüküm kurar ama açıklamaz; sanık lehine sonuçlanırsa dava düşer ve adli sicile işlemez. Cezanın ertelenmesinde mahkumiyet hükmü kurulur ve adli sicile işler; yalnızca cezaevinde infazı ertelenir.
HAGB kararına itiraz nasıl yapılır, süresi ne kadardır?+
İtiraz süresi, kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür. İtiraz, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır ve dosya bir üst mahkemeye gönderilir.
HAGB kararına istinaf yolu açık mı?+
Evet. 8. Yargı Paketi ile HAGB kararlarına karşı istinaf yolu da açıldı. İstinaf başvurusunda Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı esastan yeniden değerlendirebilir. Başvuru süresi itirazla aynı şekilde 7 gündür.
Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda HAGB süreci nasıl işler?+
CMK m.253'te sayılan suçlarda önce zorunlu uzlaştırma prosedürü işletilir. Uzlaştırma sağlanırsa dosya bu aşamada sonuçlanır. Sağlanamazsa yargılamaya devam edilir ve şartlar oluşursa mahkeme HAGB kararı verebilir.

Hukuki Danışmanlık

Ceza Davanızda HAGB Stratejisi İçin Bize Ulaşın

30 Eylül eşiği dosyanızı etkileyebilir. İlk görüşme ücretsizdir.

İlgili Yazılar

İlgili Hizmetler

AraWhatsApp